Eğitimde Yaşanan Problemler

Merhabalar bu yazımda size kendim ve mesleğim hakkında kısa bilgiler vereceğim. Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde Fizik bölümünden mezun oldum. Pedagojik formasyon eğitimimi yine Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde tamamladım. 2014 ten beri bu mesleği severek yapıyorum. Henüz atanamadığım için ücretli öğretmenlik, sözleşmeli öğretmenlik ve özel ders alanlarında çalışıyorum. Daha önce 4 yıl boyunca meslek liseleri Anadolu liseleri gibi yerlerde görev yaptım birçok öğrenciye özel ders verdim.

Türkiye’de maalesef bilim alanındaki derslere çok kıymet verilmiyor, atama sayısı oldukça az birçok meslektaşım bu konudan sıkıntılı olduğu için daha çok özel ders verme tarafına kayıyor. Okuldaki öğretmenlerin birçoğunun yaptığı işe saygı duymamasından ve sadece para için yapıyor olmasından dolayı eğitimde gelişme gösteremiyoruz. Bu noktada özel dersler oldukça önem kazanıyor çünkü birebir ve istediğiniz ikamette güvenle yapılabiliyor. Birebir ilgi olması öğrencinin başarısında önemli bir faktör çünkü bir gruba veya sınıfa ders verdiğinizde her öğrencinin ne seviyede başarılı olduğunu hangi konuyu ne düzeyde ve ne ölçüde kavradığını, yanlış yargıları olup olmadığını ve hazırbulunuşluk düzeylerini takip etmek çok zorlaşıyor. Bireysel eğitimin önemi burada devreye giriyor. Benim bakış açıma göre bir insana sadece ders vermek olayı eğitimden soyutlayıp bir iş gibi gösteriyor. Ben öğrencilerime hiçbir zaman sadece ders verecek insanlar veya para getirecek kişiler gözüyle bakmıyorum benim için karşıdaki kişinin sadece ders seviyesinde değil hayatında da önemli ölçüde pozitif değişmeler yapabilmek. Başarının en önemli sebeplerinden biri öğrencinin kendisine ve potansiyeline inanması hayat hakkında çeşitli bilgilerle de tecrübe kazanarak bu yönde kendini olumlu geliştirmeye çalışmasıdır. Genç yaştaki bireylerde en büyük sorun kendine güvenin olmaması, potansiyelinin farkında olmama ve zamanını boş işlere harcamaktır. Bu konuda hem aile hem biz öğretmenler öğrencilere rehberlik yapmalı onları bu konuda eğitmeliyiz. Bir öğrencinin bir konuyu anlayamıyor olması onun eksikliği değildir. Her bireyin anlama seviyesi değişik yöntemlerle farklıdır. Kimisi direk anlayabiliyorken kimisi modelleme bir diğeri de görüntülü sistemlerle daha iyi kavrayabilmekte ve anlayabilmektedir. Sonuç olarak ben bir öğretmen olarak özel ders vereceğim öğrencimi her konuda desteklerim ona her konuda rehber olurum. Hangi konuyu ne şekilde daha iyi anlayabileceğini çözmek mesleğin en önemli noktasıdır. Teşhisi koyarak tedaviyi uygulamak öğrenciyi geliştirmek için ne gerekiyorsa yaparım.

Yazar: Özgür TUNA