Matematiğin Zorluğu

Matematikte başarıyı yakalamak konusunda çok şeyler yazıldığını, konferanslar ve tv programları yapıldığını hepimiz biliyoruz. Sosyal medyadan da görüyoruz ki konu üzerinde çeşitli videolar hazırlanmış ve hazırlanmaktadır da.  Evet başlıkta söylenen şey doğrudur: zordur Matematik. Bu kadar insan böylesine yoğun bir şekilde konuyu tartışıyorsa, bu konu üzerinde kafa yormak gerek.

Matematik özel bir çalışma gerektirir. Aslında en doğrusu küçük yaşlarda itibaren Matematiği öğretmektir. Yaşamsal karşılıklarını da beraber verirsek öğrenme süreci daha sağlam olacaktır. Bu süreçte okul-aile iş birliği çok önemli bir unsurdur. Bu durum ayrı bir yazı konusu olsun. Burada ağırlıkla lise öğrencileri için geçerli bazı kavramlar üzerinde duracağım.

Matematikte konular arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Her konu her yerdedir, hiçbir şekilde izini kaybettirmez.  5.ünitenin içinde 1. Ünite bilgisi gerekebilir.  12.sınıf matematiğinde 9.sınıf bilgisi gereklidir. O halde matematiği bir bütün olarak görmeliyiz.

Doğru veya yanlış, şu anki eğitim ve sınav sistemimizin temel taşı olan Matematik birçok kişi için büyük engeldir. Bunu aşmak için “Matematiği öğrenme” den önce “öğrenmeyi öğrenmek” gerek diye düşünüyorum.  Bu bağlamda 10 yıllık bir öğretmen tecrübesine dayanarak konu hakkındaki önerilerimi kısa bir şekilde paylaşmak istiyorum.

Öncelikle her ders için geçerli olan Önbilgi’den bahsedebiliriz. Önbilgi detay ve teferruat değildir. Derse gitmeden önce konunun temel formüllerini ezberlemek, konuya dair kısa bir video izlemek veya konuya kabaca bir göz gezdirmek öğrenciye önbilgi sağlar. Bunun en önemli faydası, yeni bilgiyle ön bilgi arasında bağlantı kurarak öğrenmenin kalıcılığı arttırılır.

Öğrenci ders ortamında Aktif Dinleyici olmalıdır. Söylenen bilgiyi anlamaya çalışmalı, yorumlarıyla derse katılmalı, detayları kaçırmamalıdır. Eksik bir bilgi varsa da telafi edilip, bütünlüğü sağlamalıdır. Bazı öğrencilerimizin defterlerinde boş sayfalar, özensiz ve silik yazılmış yazılar bilgi kaybına sebeptir.

İnsan beyninde öğrenme Kolaydan Zora doğrudur. Bu öğretim bilimlerinin temel prensibidir. O halde ders çalışırken kolay olan bilgiden başlamak ilk önceliğimizdir. Yeni başladığınız konuyla ilgili soru çözerken basit ve kolay olanlardan başlayın. Bu sizi rahatlatır, azminizi ve   kendinize olan güveninizi artırır. Bu anlamda Çözümlü sorular çözmek fevkalade faydalıdır. Çünkü bu şekilde hızlı öğrenme gerçekleşir. Bir soruyu başkasına sormak yerine kitaptaki çözümü üzerinden sıcağı sıcağına öğrenmek hem kolaydır hem öğrenme hızınızı arttırır. Ayrıca zaman tasarrufu sağlar.

Matematiği çok zayıf olanlar öncelikle temel konularla başlamalıdır.   Üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenci için Basamak kavramı, Bölme bölünebilme, Üslü-köklü sayılar ve Denklem Çözme çok önemli temel matematik konularıdır. Geometride açı bilgisi, üçgen ve dörtgen bilgisi temeldir. Bunlar üzerinde itina ile durup, iyice öğrenildikten sonra diğer konulara geçilebilir.

Matematikte dinlemek ve   formül ezberlemek elbette gerekli ama yeterli değildir. Matematik soru odaklı bir derstir.  Bol Pratik yapmadan matematik iyi öğrenilemez.  Farklı kaynaklardan farklı soru tipleri çözerek konu hakkında ufkunuzu genişletmeniz şarttır. Buradaki   önemli nokta şudur: Geribildirimler. Anlamaktan zorlandığınız her sorunun çözümünü kesinlikle öğretmenden veya arkadaşlarınızdan veya sosyal medyadan öğrenmelisiniz. Akabinde soruyu bir kez daha baştan çözerek anladığınızdan emin olmalısınız.

İnternet Teknolojisi baş döndüren bir hızda ilerledi. Bundan faydalanmak herkesin öncelikli hedefi olmalıdır. Ama sadece oyun oynamak ve film –müzik için değil.  Aşağıda iki resim var. Teknolojiyi nasıl ve ne kadar kullandığınız size bağlıdır. Ders çalışırken “yeter bu kadar” denilip de kolundan tutulup çekilen bir öğrenci görmedim. Bu çocuk oyuna fena kapılmış, Matematiği unutmuş belli ki J                                                                                  


Teknoloji hem faydalıdır hem zararlıdır.  Bir öğrenci için internetin faydası sayısızdır: ücretsiz bir şekilde ders dinleyebilir, soru sorabilir, test ve yazılı soruları bulabilir, deneme sınavı yapabilir, ders için oturduğu yerden güzel kaynakları keşfedip siparişini verebilir. Notunun ve puanını hesabını anında öğrenebilir. Telefonlardaki WhatsApp, Facebook vs. mobil uygulamalarıyla okulu ve öğretmeni ayağınıza getirebilirsiniz. Ben de dahil binlerce öğretmen ders anlatıyor, soruları cevaplandırıyor. Siz bu bolluk ve bereket içerisinde daha harekete geçmediniz mi yoksa?

Bazen çevremizdekilerden duyuyoruz:          

   - “Bizim çocuk matematiği çok seviyor.  

   - “Bizim kız en çok da matematik çalışıyor.

   - “Benim çocuk Matematik öğretmenini çok seviyor”

Peki hiç düşündünüz mü ilk sevgi nasıl başladı. Yani önce sevgi ve sonra öğrenme mi başladı. Yoksa önce öğrenme ve ardından da sevgi mi başladı? Siz de benim gibi düşünüyorsunuz değil mi, çocuk anladıkça ve çözdükçe dersi sevmeye başladı. O halde sloganımız:” Sevmek için önce anlaJ

Gelelim Verimlilik konusuna. Bir günde 100 soru çözmek bazen etkisiz bir çalışma olabilir. Bir günde 40 soru çözmek bazen öğrenciye büyük bir değer katabilir. Aslolan taş üstüne taş koymak meselesidir. Ders çalışırken bildiklerinizi defalarca kez tekrarlamak yerine, farklı tip sorulara ve farklı tip bilgilere odaklanarak bir üst basamağa geçmek hedefiniz olmalıdır.

Burada saydıklarımızın yanına Sabır ve İradeyi eklemeliyiz. Bir anda matematiğiniz düzelmez. Zor soruları yapamadığınız için üzülüp pes etmemelisiniz.  Biraz sabredin ve kendinize zaman tanıyın.  Çalışmaya ve pratik yapmaya ısrarla devam edip, ipi hiçbir şekilde koparmamalısınız. İradenizi hiç kaybetmeyin. Azimle çalışan herkesin yolu aydınlığa çıkar mutlaka.

Alanında oldukça yetkin bir Matematikçi arkadaşıma matematik dersinde başarının sırrını nasıl anlatırsın diye sorduğumda aldığım cevap etkileyiciydi:

“Yalnız kalabilmektir. Düşünmenin, anlamaya çalışmanın acısına katlanabilmektir”

Matematiği keşfettikçe ona olan sevgi ve hayranlığınız sizi şaşırtacak bir şekilde artacaktır. Matematik sorusu çözmek bulmaca gibi bir eğlence haline gelecektir. Tanıdığım bir mühendis ve doktor var. Üniversiteyi bitireli 15 yıl olmasına rağmen, hala Facebook gruplarında öğrencilere limit, türev, integral sorusu çözüyorlar. Sebep mi?  Eğleniyorlar…  Zevk meselesi J

Yazar: Matematik Öğretmeni - Ali KALKAN