Ne Performans!

Siz de eskilerden bir öğrenciyseniz hatırlarsınız dönem ödevlerini... Sadece bir dersten alabildiğimiz, ansiklopedileri araştırıp dolma kalemle yazdığımız, kapağını tamamen el sanatları kullanarak süslediğimiz, ödevler...

Şimdilerde proje ödevi olup çıkıyor karşımıza dönem ödevleri, hatta bazı veliler kendi aralarında ''Eskinin dönem ödevi, aynı şey" dediklerini duyuyorum. Amaç olarak modern eğitimin bir parçası olmaktır aslında proje ödevleri... Üretken kişi olmanın, özgün olmanın olabilmenin, öğrenciye "sen de varsın" demenin bir başka ifadesidir. Düşünmenin, sadece düşünmekle kalmayıp ürün ortaya koymanın, aslında kendini ortaya çıkarmanın en objektif ifadesidir. Ancak daha çok annelerin üretkenliğini görüyoruz proje ödevlerinde. Çoğu zaman, ilgili velilerin(!) projeleri dolaşıyor öğrencilerin ellerinde. Diğer tarafta ödevi kendisi yapan öğrencinin projesi ise rağbet görmüyor, özensiz tasarım vs. diyerek düşük not da veriliyor üstelik. Öğrenciler ise projeleri zaten not yükseltmek için bir araç olarak görmeye başladı bile. Öğretmenlerimiz "En düşük notu olan dersten proje verdim." diyebiliyor rahatlıkla. Yaratıcı fikir, yapısalcı düşünce nerede? Modern eğitimi yakaladık mı? Hani her öğrenci istediği dersten alabiliyordu projesini? Bu aşamada bile ket vuruluyor, kimi zaman falanca ders öğretmeninden çok proje alınmış o dersten artık proje alamazsın gibi cümleler çıkıyor ağızlardan. Öğrenci itiliyor bu anlamda, fikri önemsenmiyor, prosedür yerine getiriliyor.

Proje ödevlerini sonuna kadar destekliyorum ancak değerlendirme aşamasındaki eksiklikler, orijinal fikrin değil tasarımın önem kazanması, proje aşamalarının denetiminin yapılmaması, surece değil sonuca, projeyi yapan öğrenciye değil velilerin şaheserlerine değer verilmesi proje ödevinin amacından epeyce uzaklaştırıyor. Hizmet içi eğitimle öğretmenlerden başlanarak proje ödevi nedir, öğrenciden neler beklenmelidir, veliler hangi aşamada projeye dahil olur, proje değerlendirme ölçekleri neden ve nasıl kullanılmalıdır gibi soruların yanıtları anlam kazanmalıdır. Bu aşamadaki yapılan ürünler değer görmezse üretmeyi, yeni fikir geliştirmeyi bırakacak taze beyinlerimiz, kolaycılığı hazıra konmayı tercih edecekler. Sonuç mu, yerli üretimin eksikliğine kadar gider bu etkiler.

Öğrencilerimizi iyi tanıyalım, ödevlerini kendilerinin yapmasını sağlayalım, çalışarak kazanılan basarinin sevincini yaşamalarını sağlayalım. Böyle olursa düşünen, üreten, sonuca ulaşabilen, kedine güvenen nesiller çoğalır. Böyle olursa kalkınır, geleceğe güvenle bakarız.

Sevgiyle kalın...

Yazar: Özlem IŞIK  KAYIRAN