Sınav Bitince Çalışma Bitiyor mu?

Ömür Boyu Başarı için Farkındalık

Çoğumuz hayatımız boyunca sadece sınavlar için mi çalışıyoruz sanki? Hep öyle olmadı mı? ‘’Şu sınav bir geçsin rahatlayacağım. Şu lise sınavını da bir atlayayım. Şu liseye bir geçeyim iyice bir yatacağım. Şu üniversiteye bir başlayayım hemen yatacağım öyle gezmeler, tozmalar filan. ’’Peki hayat böyle geçer mi? Ya da soralım güzel geçiyor mu? Boşa geçen zamanlar sonrasında 10 gün kendini kapatıp bir komitedeki her şeyi ezberlemek (ama sadece 10 gün için, sonrasında bunları unutmak, bu çalıştıklarım hakkında hiçbir şey hatırlamamak.). Bir sınava bir yıl boyunca her şeyden uzaklaştırıp hazırlanmak, ağustos böceği gibi yazın sefa çekip kışın çalışma isteğinin uyanması.

Biz bu dünyaya acaba belli dönemlerde keyif sürüp, yatıp bazı dönemlerde de ölesiye çalışmak için mi geldik? Ya da mesela YKS yeni bitti. YKS de iyi bir derece yapınca ileride iyi bir işi iyi bir yaşam garanti hale mi geliyor? Bu iş böyle ilerlememesi lazım insanların fark edemediği her şeyde bu mükemmel kâinat gibi güzel bir ölçü bulunması gerekiyor. Eğer başarıyı yakalamak da istiyorsak-gerçek başarıyı-bu kurala uymamız gerekiyor. Ne bu kural peki? Bu çalışmalarımızı düzenli ve sadece bir sınava yönelik olarak değil bir şeyler öğrenmek için yapmamız gerekiyor. Yani ölçüyü tutturmak. Peki bu nasıl olur? Nil Karaibrahimgil’in ‘’Gençliğe Sevgilerle’’ şarkısındaki gibi bunları alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor bu hayatta. Bunları alışkanlık haline getirmeliyiz hayatta. Eğer bir işte başarılı olmak istiyorsak bunu alışkanlık haline getirmeliyiz ve her şeyimizde bu kâinat gibi ölçülü olmalıyız bu günlük programımız için de geçerli hayatımızda önemli olan çoğu durumda da bu faktörü göz önünde bulundurmalıyız. Eğer başarı istiyorsak hayatımızda durmadan kendimizi geliştirip bu tempoya alışmalıyız her gün düzenli bir şekilde geleceğimizi inşa etmeyi sürdürmeliyiz. Gelecek için her gün düzenli bir şekilde tuğlalarımızı sıklaştırmaya devam etmeliyiz. Biraz da yetinmemek lazım aslında. Nasıl mı bu dünya hayatı maksimum 120 yıl yaşayacağız desek, öğrenebileceğimiz kendimizi geliştirebileceğimiz o kadar çok şey var ki. Sanki 100 dakika bir sınavda önünüze 10000000 tane soru koymuşlar gibi bitmeyecek hiçbiri ama işte ne kadar çözerseniz o kadar iyi. Yani öğrenebileceklerimizin sonu yok ve eğer bir şeyler öğrenmek, gerçek başarıyı yakalamak istiyorsanız bu hayatta durmadan düzenli belki günde 2-3 saat ama düzenli bir tempoyu hayatımızın parçası haline gelip artık tarih öncesindeki çağlardan ziyade materyalizmden (bakır, demir çağı vs.) bir çıkış yaptık. Artık bilgi çağında yaşıyoruz ve eğer sınav bitince bizim de çalışmamız bitiyorsa bu işte bir sıkıntı var ve ömür boyu başarıyı unutmamız gerekiyor bu durumda.

Bu konuda bir roman bile yazılabilir kısaca sizi sıkmadan az ve öz özetlemeye çalıştım. Ömür boyu başarı dileğiyle. Lütfen kendiniz ve ülkemizin geleceği için kendinizi geliştirmeyi bırakmayın. Sağlıcakla kalın, başarılar.

Yazar: Muhammed Emirhan Ada