Türkçe ve Günlük Hayat

Türkçe; sınav ve derslerden öte günlük yaşantımızın kendisidir. Farkında olmadan evde, çarşıda, pazarda, otobüste, hastanede, postanede, şarkıda, türküde Türkçe dersi görüyoruz, sınav oluyoruz. Kelimede-cümlede anlamı, anlatım bozukluklarını, yazım ve imlayı, vurgu ve tonlamayı, şiiri, romanı, masalı, tiyatroyu günlük hayatımızdan atamayız… Bazen açıklayıcı anlatımı kullanıyoruz bazen betimleyici… Bazen abartılı konuşuyoruz,  bazen kinayeli. Bazen emir veriyoruz bazen rica ediyoruz. Güzel konuşmak zaten özümüzde (!) var. Sevdiğimize, sevdiklerimize duygularımızı şiirle ifade ediyoruz. Ne de olsa şair ruhlu, romantik insanlarız. Öyleyse “Türkçe dersini yapamam.” diyemezsiniz ya da “Zaten Türkçe basit yaparım.” diyerek hafife alamazsınız; çünkü Türkçe akıl işidir aynı zamanda. Az sözle çok şey söyleriz, taşı gediğine oturturuz yeri gelince.

Açmak kelimesini birçok anlamda kullanabiliriz. Kapıyı açar mısın (gerçek); hava iyice açtı (ısındı, yan anlam); çiçekler de açtı (büyüdü, yan anlam); nenem güzel mantı açar (yapar, yan anlam); kazak seni açmış (yakışmış, mecaz anlam) Günlük hayatta kullandığımız bu gibi kullanımlar derslerde, sınavlarda da kelimede anlam konu ve sorularıyla karşımıza çıkmakta.

Deyim ve atasözleri de her daim kullandığımız Türkçenin konusu. Şuna bir el at hele; el atmak. Her şeye burnunu sokma; burnunu sokmak. Seni göremeyince içime kurt düştü; içine kurt düşmek örnekleri birer deyimdir ve de bu gibi deyimleri sıkça kullanırız. “Başımı kaşıyacak vaktim yok, iğne atsan yere düşmez” sıkça kullanılan bir durumu olduğundan fazla göstermek maksatlı, abartılı deyim örnekleridir.” Hamama giren terler, sakla samanı gelir zamanı, bir koltukta iki karpuz taşınmaz, akan su pislik tutmaz, her koyun kendi bacağından asılır.” günlük dilde kullanılan birçoğumuzun kullandığı atasözlerindendir.

Şiir vazgeçilmezimizdir. Ben sana mecburum bilemezsin; içimi seninle ısıtıyorum, en çok bilinen mısralardandır. “Duydum ki unutmuşsun gözlerimin rengini, yazık olmuş o gözlerden sana akan yaşlara” şarkısını mırıldandığımız bir şiir örneğidir. Film – dizi izliyoruz birçoğu romanlardan uyarlama. Hababam Sınıfı, Yaprak Dökümü, Süt Kardeşler, Çalıkuşu… Çocukken dinlediğimiz masallar, ninniler Türkçenindir. Aşıkların manileri, türküleri de.

Tabelalar, afişler, etiketler, ilanlar yazım ve noktalama ile ilgilidir. Sivas’lılar Derneği, Şöför  Aranıyor, Satlık Dayre sıkça gördüğümüz yazım yanlışlarına örneklerdir. Konuşmalardaki yanlışlıklar anlatım bozukluğu ile ilgili… Çok başım ağrıyor, ne sen beni unut ben de ben seni; elbette seninle gitmiş olabilir; kardeşini okulda görmedim…

Hal böyle iken Türkçeden uzak durmak, başarısız olmak niye? Aksine keyifli, başarılı bir Türkçe hem yaşamda hem okulda, sınavda olmalı. Tek yapmamız gereken günlük yaşamdaki Türkçeyi okula, sınava uyarlamak, Türkçeye iyi gözle bakmak.

Yazar: Kenan KOÇAK