Yabancı Dil Öğrenirken Yapılan Yanlışlar

Yabancı dil öğrenmek özellikle çocuk yaşta değilseniz çok da kolay bir süreç değildir. Zaman, sabır, istikrar, heves ve çaba gerektirir. Yeni bir dil öğrenmenin her yönüyle ufkunuzu açacağından şüphe yok. İster yurt dışına gidip öğrenin ister kursa gidin, ister okulda, ister kendi çabalarınızla olsun çoğu kişinin düştüğü hatalara düşüyorsanız öğrenmeniz yarım kalır ve istediğiniz sonuca ulaşamazsınız. Bu da sizi zaman kaybı gibi gelir ve hevesiniz kırılır. Yabancı dil öğrenirken, yani ana diliniz dışında ikinci veya üçüncü bir dil öğrenirken kaçınılması gereken yanlışları derledik.


Anadilinizi iyi bilmemek

Eğer Türkçeye yeterince hakim değilseniz yabancı bir dil öğrenirken de bağdaştırma sorunu yaşarsınız. Eğer iki dilli olarak büyüyen şanslı insanlardan değilseniz yeni bir dil öğrenmek için mutlaka bir başka dile ihtiyacınız olacaktır, bu da sizin ilkokuldan itibaren her yönüyle öğrendiğiniz, kullandığınız anadiliniz olacaktır. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Yabancı dil öğrenirken anadilinizin kurallarını genellemek ve bu yeni dile uyarlamaktan kaçınmalısınız. Bu yaklaşım yanlışlar yapmanıza neden olur. Her dilin geldiği aile, kökeni, alfabesi, yapısı ve dolayısıyla dil bilgisi kuralları farklı ve kendine özgüdür. Örneğin Türkçede yüklem cümlenin sonunda diye İngilizcede de aynı şekilde kullanmaya çalışırsanız hata yaparsınız. Ancak neticede Türkçenin kurallarını bilmeden neyi doğru neyi hatalı yaptığınızı da bilmeniz mümkün değil.

Ezbere yönelmek

Ezbercilik öğrenmenin düşmanıdır. Bir şeyleri ezberleyerek öğrenmeye çalışırsanız kendinizi yanıltır ve amacınızdan şaşarsınız. Amaç düzensiz, karmaşık bilgiler yığınını kısa süreli hafızaya atmak, öğrenmek istediğiniz şeyi tam olarak öğrenmek ya da o yolda çalışmak olmalıdır. Elbette öğrenmek bir anda olan bir şey değildir, ezberden farkı da budur zaten. Ezberlemeden öğrenmenin yollarından biri mümkün olduğunca tekrar ve pratik yapmaktır. Öğrendiğiniz konuyu içselleştirdiğinizde ezberden ziyade onu öğrendiğinizi kavradığınızı hissedeceksiniz. Öğretmeninizin size öğrettiği ya da kitaptan öğrendiklerinizin dışına çıkıp her konuyu kendinizle, kendi günlük yaşamınızla, gerçek olaylarla bağdaştırın. Örneğin bir kalıbı, kelimeyi ya da cümle yapısını öğrendiniz; onunla ilgili kendiniz için doğru olan cümleler kurun. Öğrendiğiniz kelimenin ön ek ve son ek almış halini, olumsuzunu, zıt anlamlısını, yakın anlamlılarını da öğrenmeyi ihmal etmeyin. Böylece birini unutsanız dahi diğer aklınıza gelecek, iletişiminiz aksamayacak ve zamanla pekişecektir.


Pratik yapmamak ve ara vermek

Eğer öğrenmenin yanında pratik gelmiyorsa öğrenme tamamlanmamış sayılır ve öğrendiğinizi sandıklarınız kısa süre sonra aklınızdan uçup gider. Yeni öğrendiğiniz şeyleri kullanmayı unutmayın. Yabancı dilde yazın, okuyun, dinleyin (izleyin) ve mümkünse konuşun. Bu dört beceriyi kullanarak pratik yapmanız size hem özgüven sağlayacak hem gerçekten bir dili öğrendiğinizi hissettirecek şeylerdir. Dil öğrenimine ara vermek en çok yapılan hatalardan biridir, sizi geriye götürür. Daha sonra yeniden fırsat bulduğunuzda ve o dili öğrenmek istediğinizde aslında hiçbir şey kalmadığını görürsünüz. Bu nedenle bırakmak zorunda kalsanız bile en azından öğrendiklerinizi destekleyici aktivitelere yer verin gün içinde. Birkaç küçük oyun oynayın, yabancı dizi ya da film seyredin, İngilizce bir haber okuyun. Pratik yapmak için yeni teknolojilerin nimetlerinden de yararlanmayı unutmayın. Yabancı dil öğrenmek içi birçok program ve mobil uygulama bulunuyor.