Ankara Çankaya Sanat Üretim Topluluğu

Bu kursu paylaş
0 Yorum

Sanat Üretim Topluluğu

çankaya, ANKARA
KURUMSAL ÜYE
Kurs/Özel Ders Veren Tanıtım Videosu
Verdiği Kurslar: Tiyatro Kursu , Drama Kursu , Yaratıcı Drama Kursu , Yazarlık Kursu , Çocuk Müzik Kursu , Ukulele (Küçük Gitar) Kursu , Çocuklar İçin İngilizce Kursu , Sahne Sanatları Kursu , Güzel Sanatlar Kursu

Kurs/Özel Ders Veren Hakkında Özet Bilgi:
Sanat Üretim Topluluğu , ANKARA ÇANKAYA ve civarında hizmet vermekte olup 03.12.2018 tarihinden itibaren kursbudur.com ailesinin bir üyesidir. ANKARA ilinde hizmet veren 2397 kurs/özel ders verenden 19 . sıradadır. Başta Güzel Sanatlar olmak üzere 9 farklı kurs/özel ders vermektedir. Sanat Üretim Topluluğu , 71 gelen talepten 43 tanesine teklif vermiştir.

Kurs/Özel Ders Veren Hakkında
Misyon ve Vizyonumuz: Sanat Üretim Topluluğu’nun amaç ve işlevleri yönetmeliğimizde de yer aldığı üzere; evrensel sanatların genel amaçlarına ve temel ilkelerine uygun olarak; kişilerin sosyal, kültürel, mesleki alanlarında beceri, yetenek ve deneyimlerini geliştirmelerini sağlamakla birlikte;
- Katılımcıların Sanat alanındaki ilgilerinin yönünü belirlemek
- Yeteneklerine ve ilgilerine uygun olarak enstrüman ve kursları seçmelerinde yol gösterici olmak
- Enstrüman temel tekniğini başarıyla kazanmalarını sağlamak
- Enstrüman altyapısına sahip katılımcılarda tekniği ve repertuvarı geliştirmek
- Yıl sonu gösterilerinde sahne deneyiminin yaşanmasını sağlamak
- Katılımcıların yeteneklerini geliştirirken, nitelikli sanattan anlayan, iyi birer yorumcu, oyuncu ve dinleyici; sanatsever bireyler olarak yetişmeleri için gerekli altyapıyı sağlamak
- Sanatta kariyer yapmak isteyenlerin ihtiyacı olan ‘kariyer planlama’ desteğini sağlamak ve hedefe yönelik eğitim yapmaktır.

Fotoğraflar
Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu Sanat Üretim Topluluğu


Verilen Kursların Ayrıntıları
Günümüz eğitim sisteminde en popüler derslerden biri drama ve tiyatro dersleridir. Okullarımıza girmesinin dışında tiyatro ve drama eğitimleri özel kurslarda da verilmektedir. Çocukların çok sevdiği, ailelerin ve öğretmenlerin merak duyduğu tiyatro ve drama, çocukların hem zihinsel hem de sosyal gelişimlerine katkıda bulunmaktadır.

Sanatla ilgilenen çocukların daha başarılı ve sosyal olacağını öngören aileler tarafından tercih edilen tiyatro ve drama eğitimleri, çocuklarımızın hayal güçlerini geliştirmekte, hayata bambaşka bir açıdan bakmalarını sağlamaktadır. Çocuklar için tiyatro ve drama eğitiminin yararları uzmanlar tarafından da altı çizilen bir konu olmaktadır.
Tiyatro Eğitimi Çocuğa Başarı Getiriyor!
Çocuklar, taklit ederek bedenlerini kullanmayı ve iletişim kurmayı öğrenirler. Bu nedenle tiyatro sanatı, çocukların eğitiminde mutlaka kullanılmalıdır. Dış dünyayı anlamayı, ekiple çalışmayı ve sorumluluk almayı, karşısındakini anlama becerisini kazanmayı, olaylara dışarıdan bakmayı kolaylaştıran tiyatro; oyun yolu ile çocuklarımızı yaşama bağlamaktadır.

Çocuklar için tiyatro eğitimi almanın yararları sadece bunlarla sınırlı değildir elbette. Tiyatro; çocukların dikkat, algılama, dinleme, konuşma, bedenini kullanma ve iletişim kurma becerilerini geliştirir. Soyut kavramları somutlaştırabilmesini sağlar. Duygularını tanıma ve anlamlandırmada işini kolaylaştırır. Ayrıca tiyatronun çocuklar için yararları:

Tiyatro sayesinde çocuklar yaşamı öğrenmeye ve keşfetmeye başlarlar.
Kendini ifade etmeyi öğrenirler.
Tiyatro oyunları ile dayanışmayı ve takım çalışmasını öğrenirler.
Kendine güvenleri ve problem çözme yetenekleri artar.
İletişim becerilerini arttırırlar.
Sosyalleşir ve arkadaş çevrelerini genişletirler.
Daha mutlu bireyler olurlar.
Yaratıcılıklarını geliştirirler.
Derslerinde daha başarılı olurlar.
Çocuklar için tiyatronun yararları arasında anlama ve dinleme becerilerini geliştirmesi de yer alır.
Tiyatro eğitimi almanın avantajları, çocuklarınız eğitime başlar başlamaz gözlemlenebilir. Provalara hevesle giden çocuklarınız, rolünden ve arkadaşlarından sık sık bahseder, deneyimlerini ve şaşkınlıklarını sizinle paylaşır, hayal dünyasını yaşama şansı bulur. Tiyatronun çocuklar için yararları saymakla bitmez…
Günümüz eğitim sistemi içerisinde, son dönemde adını sıkça duyduğumuz bir ders ve yöntemdir yaratıcı drama. Çocukların çok sevdiği, ailelerin ve öğretmenlerin merak duyduğu bu alan ülkemizde özellikle 1980’li yıllarda ivme kazanmıştır. Prof. Dr. İnci San ve tiyatro sanatçısı Tamer Levent’le başlayan çalışmalar, uluslararası seminer ve toplantılarla gelişmiş ve nihayet Çağdaş Drama Derneği’nin kurulmasıyla ete kemiğe bürünerek günümüz popülaritesine kavuşmuştur.

Peki, nedir yaratıcı dramayı bu kadar özel kılan noktalar? Bu soruya birkaç açıdan cevap vermeye çalışalım. Öncelikle “iyi” bir lider/eğitmenden söz etmek gerek. Sınıf yönetiminin sağlanması, kullandığı dilin özenli ve samimi olması, uyguladığı programın/etkinliklerin/çalışmaların uygulanacağı grubun/öğrencinin seviyesine uygunluğunu bilmesi “iyi” kavramını ilk karşılayan özelliklerdir diyebiliriz.

Yaratıcı drama dersleri, bilindik ders ortamlarında gerçekleştirilmesi güç bir ders/yöntemdir. Sıraların olmadığı, çocukların bedenlerini daha net ve sağlıklı kullanabildiği ortamlarda sınıf yönetimi, bir eğitimci için daha da zorlaşmaktadır. Ayrıca lider/eğitimci tarafından kullanılan dil de içten olmalıdır, unutulmamalıdır ki alternatif bir ders ve yöntem olan yaratıcı drama lideri veya eğitmeninin klasik bir öğretmenden farkı olmalıdır. Süreç içinde kurulan iletişim dili, bu farkların en önemlilerinin başında gelmektedir. Lider/eğitimci tarafından zorlamaya ve baskılamaya yönelik sözcükler ve davranışlar, bireyin yaratıcılığını, kendiliğindenliğini ve öğrenme sürecini baltalamaktadır.Yaratıcı drama lideri/eğitmeni açısından açmamız gereken bir önemli nokta ise programın hangi yaş grubuna uygulanacağının yine lider/eğitmen tarafından net olarak cevaplandırılmasıdır. Özellikle bu süreç ülkemizde yapılan çalışmalarda üzerinde durulmayan bir noktadır. Planlanan her oyun, etkinlik, rol oynama ve doğaçlama çalışmaları her yaş grubu için geçerliliği olan çalışmalar değildir. Çocukların, fiziksel ve zihinsel açıdan, planlanan çalışmaların yapılabilirliği yine liderin gelişim psikolojisini ne kadar bildiği ile doğrudan alakalıdır. Kendi yaşantısında oynadığı veya canlandırdığı durumlardan keyif aldığı veya etkilendiği için aynı çalışmaları küçük yaş grubuna uygulayan bir çok yaratıcı drama lideri/eğitmeninin var olduğunu biliyoruz çünkü!!! Yukarıda belirtilen özel noktaları bilen ve bu durumlara hassas yaklaşan lider/eğitmenler yaratıcı dramanın kazanımlarına bir adım daha yaklaşabilen eğitimcilerdir.

Yazının başlığından da anlaşılmak üzere yaratıcı dramanın birçok ve önemli kazanımları vardır. Demokratik tutum ve davranış geliştirme, estetik bir yaşam biçimi oluşturabilme, grupla birlikte hareket edebilme yetisi kazandırma, neden-sonuç ilişkisi kurabilme, yaratıcılığın ve hayal gücü gelişiminin önüne açma, sorgulama ve ifade edebilme olanağı sağlamaya çalışması gibi kazanımları bir çırpıda yazabiliriz. Yine rol oynama ve doğaçlama becerilerine paralel olarak gelişen bireyin kendiliğindenliğinin artması, “duygudaşlık” ve “sempati” kavramları üzerinde bireyi düşündürmesi diğer önemli kazanımlardır diyebiliriz. Bu tip kazanımlar dramayı disiplin/ders ya da yöntem olarak ele aldığımız her ortamda gerçekleşen kazanımlardır. Daha doğru bir ifadeyle bu kazanımların gerçekleşmesi için çabalanan yaratıcı drama süreçleridir. Konu ya da kazanımlar ne olursa olsun, canlandırma aşamasını bilen bir yaratıcı drama lideri/eğitmeni bu kazanımlara hizmet eden bir süreç yaşatmaktadır, çocuklara veya grubuna.Neden canlandırma aşaması?

Yaratıcı drama oturumunun her anı her ne kadar bu kazanımlara hizmet etse de özellikle canlandırma aşamasındaki bireysel, ikili ya da gruplu çalışmalar sürecin diğer anlarına göre daha fazla katkı yapmaktadır.

Bu durumu şöyle hayal edebilirsiniz: lider/eğitmen, çocuklardan dörtlü, beşli ya da benzer sayılarda küçük gruplar oluşturur ve onlara canlandırmaları için bir durum ya da kavram verir. O anda çocuklar küçük bir çember oluşturarak bu durumu nasıl oynayabileceklerini tartışırlar. Genellikle şu sorulara cevap verirler; kim, hangi rolleri alacak; ne zaman canlandırmaya girilecek ya da çıkılacak; nasıl bir cümle/ler kurmamız gerekiyor; ne zaman başlayalım ya da ne zaman bitirelim; nasıl sonuçlandıralım gibi… İşte bu süreç (bazen on dakika bazen 5 dakika bazen daha fazla) yaratıcı dramanın kazanımlarına hizmet eden asıl süreçtir. Çünkü birey bu süreçte hayal ediyor, yaratıcılığını geliştiriyor, cümle kurarak kendini ifade ediyor, grupla işbirliği içerisinde hareket edebiliyor ve sonunda da bedenini kullanarak bu kurguyu izleyen gruba –kendi grubuna- aktarmaya çalışıyor. Dolayısıyla bu duruma dikkat eden ve özen gösteren her lider/eğitmenin yaratıcı dramanın kazanımlarına biraz daha fazla yaklaştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ancak bunlar, her drama lideri/eğitimcisi ve grubu için söylenebilecek sözler değildir. Çünkü yaratıcı dramayı bilmeyen eğitimciler ve ebeveynler, bu süreci sadece kurallı oyun oynanan ya da belirli bir tiyatro metninin çalışıldığı anlar olarak düşünmektedirler ki bu durum yaratıcı drama alanının kirlenmesine de yol açmaktadır. Bu yazı biraz da bu yanlış uygulamalara dikkat çekilmek üzere yazılmıştır. Yaratıcı drama hakkında bilgi sahibi olmayanlar, belki bu bilgilerle okullarda drama lideri/eğitimcisinin neler yaptığını daha rahat sorgulayabilirler… Murat Moroğlu
Çocuklukta Drama Eğitimi Almanın Kazandırdıkları

1. Topluluk önünde konuşma becerlerinizi geliştirir.
It improves your public speaking skills.
Eğer kaygı düzeyiniz çok yüksek değilse, kendinizi insanların önünde konuşmaya zorlamak, bu konuda daha iyi olmanızı sağlayacaktır. Sesinizin perdesi, tonu ve değişimi… Tüm bunlar profesyonel hayatta da çok önemlidir. Eğer başarısızlığa uğrarsanız, drama kendinizi nasıl düzeltmeniz gerektiğini de öğretir.

2. Takım çalışmasının değerini öğrenirsiniz.
Okulda bu beceriyi grup projeleriyle öğretmeye çalışırlar, ama asla dramadaki kadar etkili olmaz. Tiyatroda çok farklı insanlarla uzlaşmayı ve işbirliği yapmayı öğrenirsiniz. Aksi takdirde gösteri olmaz. Tiyatro yapanlar, sadece yıldızların değil, her bireyin değerli olduğunu bilir.

3. Size empatiyi öğretir.
It teaches you empathy.
Sahnede oynayacak kadar iyi bir hale gelmesi için aylar boyunca bir karakter üzerinde derinlemesine çalışmak, normalde keşfetmek için zaman bulamayacağınız kadar eşsiz bir deneyimdir. Bir hikayenin içine tiyatrodaki gibi yoğun bir şekilde girdiğinizde, sizden çok farklı olabilecek insanlara karşı çok daha derin bir anlayış kazanarak çıkarsınız.

4. Stres yönetimi konusunda uzman olursunuz.
Görünürde her şeyin yanlış gittiği bir durumda, sahneye harika bir gösteri koymayı öğrenebilirseniz, sabahlayarak çalışma ya da çılgınlar gibi sunum hazırlama gibi her tür zorlu durumla baş edebilirsiniz. Çok daha sakin ve aklı başında olursunuz, çünkü bu stresin karşılığını alabileceğinizi zaten bilirsiniz.

5. Özgüven kazanırsınız.
You'll gain confidence.
Tiyatro ortamı, katılımcıların tuhaflıklar yapmalarını ve yeni şeyler denemelerini – kendilerini aptal durumuna düşürseler bile – destekleyen ve teşvik eden yapısıyla benzersiz bir ortamdır. Egonuzdan sıyrılmayı öğrenmek, gerçek dünyada çok az insanın öğrenmeye istekli olduğu bir beceridir. Kendinizi, başarıyı yakalamaya çalışırken biraz da mahçup olmaya şartlarsanız, o zaman daha fazla başarı elde edersiniz.

6. Ama aynı zamanda biraz alçakgönüllük de öğrenirsiniz.
Tiyatroda genellikle yaşananları hafifletmek için zaman yoktur. Tiyaronun ruhu destekleyicidir, ama açık bir zihinle karşılmanız gereken bazı dürüst, önemli geri bildirimler de alacağınızı bilseniz iyi olur. Zayıflıklarınızın size gösterilmesini nasıl ele alacağınızı ve bunları kişisel almadan üzerinde nasıl çalışacağınızı öğrenirsiniz.

7. Reddedilmeyle nasıl başa çıkacağınızı öğretir.
It teaches you how to deal with rejection.
Bir oyunda istediği rolü alamayan her insan, hayal kırıklığı duygusunu iyi bilir. Bir yetişkin olmak da iniş ve çıkışlarla doludur. Her zaman hayalinizdeki işe ya da daireye sahip olamazsınız. Ama tekrar ayağa kalkmayı öğrendiğinizde, bir sonraki büyük şeyin dışarıda bir yerde sizi beklediğini de bilirsiniz.

8. Zaman sınırına uyarak çalışmayı öğrenirsiniz.
Okulda telafi testleri vardır, proje tarihleri uzatılır. Ama tiyatroda, hazır olsanız da olmasanız da gösteri her zaman devam etmelidir. Bir oyunda oynamak, size zaman sınırınıza uymanın ve etkili kısa yollar keşfetmenin yaratıcı yollarını öğretir (aslında zorlar).

9. Okuma becerileri kazanmanın kesin yoludur.
It is a surefire way of gaining reading skills.
Tiyatro ile ilgili muhteşem şeylerden birisi de bir metnin sonsuz farklı yolla yorumlanabilir olmasıdır. Bir metni analiz etmenin ve yaklaşımın yeni yollarını bulursunuz çünkü metni sadece masa başında okumak yerine canlandırmak zorundasınızdır. “Bunu haftaya kadar ezberleyin” kadar okuma becerilerinizi hızla geliştirecek başka bir şey daha olmadığını söylememize gerek yok herhalde.

10. Kelimelere karşı takdir duygunuz artar.
Tiyatro tarih boyunca tüm dünyaya kültür kattı. Tiyatro ile ilgilenmek ve üzerinde çalışmak, belki başka türlü yollarınızın kesişmeyeceği çok sayıda olağanüstü edebiyat eseri ve fikirle karşılaştırır sizi. Hayatınızın sonuna kadar tiyatronun peşinden giden bir insan olmasanız da, hayatta seçeceğiniz diğer yolların çok azı sanatın bu formundan etkilenmemiştir.

11. Sizi daha karizmatik yapar.
It makes you more charismatic.
Kendi rolünüzün ve karşılıklı diyalogların provasını yapmak (ve akranlarınızın bunları yapmasını izlemek) sosyalleşme şeklinize çok büyük faydalar sağlar. Ancak tiyatroda çalışmanın, oyunculuk yapmak dışındaki büyük bir kısmı iletişimdir. Bu kadar büyük bir proje için o kadar fazla insan çalışmak zorunda ki, bu çalışmanın iyi gitmesi için içinde bulunduğunuz ortam sizi bu becerilerde ustalaşmak için zorlayacaktır.

12. Ezber becerileriniz mükemmelleşir.
Sadece kelimeleri ve ipuçlarını hatırlamaktan daha öte bir şeyden bahsediyoruz. Kendinize öğrettiğiniz ezberle ilgili taktikler ve sahne üzerinde pek çok şeyi aynı anda yapmayı öğrenme şekliniz, hayatın ilerleyen yıllarında ders çalışma, iş yapma ve zihninizi organize etme şeklinizi de etkiler ve geliştirir.

13. Fiziksel olarak aktif olma alışkanlığı kazandırır.
It gets you in the habit of staying physically active.
Spor dünyasını çekici bulmayan çok sayıda çocuk için fiziksel aktivitenin başka bir iyi yolunu bulmak zor olabilir. Ama dans koreografisi, sahne kurma ya da sahne değiştirme dahil tiyatro fiziksel olarak güç ve çalışma gerektiren bir sanat dalıdır. En büyük farkı ise, o kadar eğlenirsiniz ki nasıl formda kaldığınızı anlamazsınız bile.

14. Gerçek dünyadaki gibi profesyonel olmayı öğretir.
Pek çok çocuk için tiyatro, ilk profesyonel davranma deneyimidir. İyi bir izlenim bırakmalısınız, istek göstermelisiniz, çok çalışmalısınız, uzlaşmalısınız, ödün vermelisiniz, duygularınızı kontrol etmelisiniz, akranlarınızı desteklemelisiniz ve üstlerinize saygılı davranmalısınız. Bunların hepsi de, eğer profesyonel meslek hayatınızda ciddiye alınmak istiyorsanız geliştirmeniz gereken becerilerdir.

Kaynak: http://www.buzzfeed.com/maritsapatrinos/ways-doing-theater-as-a-kid-can-help-you-as-an-adult-shor?bffbmain&utm_term=.mvdP5RzvZ#.ydmB8rpYN
Meriç Coşar ile Yaratıcı Yazarlık Kursu  Başlıyor

Kendi kurmaca metinlerinizi yazarken yaratıcılığınızı daha iyi ortaya koyabilmek, içgörü kazanmak, temel yazım ve kurmaca teknikleri hakkında bilgi düzeyinizi yükseltmek, edebiyat dolu zaman geçirmek için bekliyoruz.
Uygulamalı bir atölye dizisi olarak tasarlanmış olan Yaratıcı Yazarlık Kursu’nda kurmaca edebiyat yapıtlarının (öykü ve roman) yanı sıra dramatik türler de ( dizi film, sinema film, reklam filmi, tiyatro oyunu) nasıl üretildiği konusunda bilgiler aktarılacak; hikâyenin unsurları, kurmaca metinde zamanın kullanımı, mekânın işlevi, karakterlerin yaratılması, olay örgüsünün yapılandırılması, klasik ve modernist anlatım biçimleri, edebi türler, dramatik gerilimin oluşturulması gibi yazma tekniğine ilişkin konular yetkin örnekler* üzerinde tartışılacaktır. Tüm bu yöntemlerin yanı sıra, edebiyatın insan yaratıcılığı ile ilişkisi irdelenecek, ilhamın kaynakları araştırılacaktır. Amaç, katılımcıların kendi kurmaca metinlerini yazarken yaratıcılıklarını daha iyi ortaya koyabilmeleri için yol göstermek ve içgörü kazanmalarına yardımcı olmaktır. Atölye süresince katılımcılar yazdıkları öyküleri tartışacak, yazma tekniğini etkileşimli bir eleştiri ortamında geliştirecektir.
Küçük yaş çocuklarda müzik eğitimi.

Müzik ile uğraşmak, bir müzik aleti çalmak uzun soluklu bir eğitim ve egzersiz süreci gerektirir. Eğitimi alan kişi bunun bilincinde olmalı, gerekli sabır ve özveriyi göstermelidir.

Ancak küçük yaş çocuklarda (6-9 yaş) bu durum biraz daha farklıdır. Her şeyden önce çocuğun müziğe olan ilgisi ^evde ebeveynler tarafından farkedilmeli ve desteklenmelidir. Bir enstrüman kursuna başlama kararı da yine çocuğuğumuzla birlikte alınmalı, zorla dayatılmamalıdır. Küçük yaş çocuklar ilgilerini çok çabuk kaybeder ve çabuk sıkılırlar. Eğitimin ilk adımı müziği sevdirmek ve müzik ile kendini ifade edebileceğini çocuğumuza anlatmaktır. Bu tutum hem ebeveynler tarafından hem de eğitmen tarafından benimsenmelidir.

Müzik çalışmalarını belli bir yaşa kadar, çocuğun okuldaki derslerinden ve üzerine düşen mecburi görevlerinden ayrı tutmalı, kursa gitme kararının birlikte alındığının hatırlatılıp, mecbur olduğu için değil sevdiği için çalışması gerektiği üstü kapalı bir şekilde anlatılmalıdır. Çocuğumuz müzik eğitimini zorunlu bir ders gibi görmediği sürece üzerine yük etmeyecek ve ilgisini kaybetse bile küsmeyip ileride yöne dönecektir. Öte yandan müzik aşkını oluşturmadan zorla yaptırılan müzik eğitimi hem ileride olacak gelişmenin önüne geçecek hem de travma oluşturarak başarısızlık duygusu yaratacaktır.

Murat DERYAOĞLU
Gülcihan Öğretmen ukulelesi ile 6-11 yaş arası tüm drama meraklılarını İngilizce Drama Eğitimi'ne davet ediyor. Çocuğunuzun hem İngilizcesini geliştirebileceği, hem de oyunculuk konusunda kendini geliştirebileceği bu eğitim uzman eğitmenler tarafından veriliyor.

Drama Yoluyla Gelişim İngiltere'deki uzman eğitim birimi tarafından hazırlanan son derece gelişmiş ve benzersiz bir İngilizce drama programı ile çocuklar;

Şevk, enerji ve hayata olumlu yaklaşma
Özgüven
Özsaygı
Sözel iletişim
Etkili sosyal iletişim kurma becerilerini geliştiriyor
İngilizce'yi doğaçlama konuşma rahatlığı ediniyor ve çok eğleniyorlar.
Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Sahne Sanatları’nda, Konservatuvarın Tiyatro bölümlerinde sınavlarına girecek olan adayların dikkat etmesi gereken temel kurallar vardır. Hemen hemen bütün okullardaki sınav sistemi üç aşağı beş yukarı aynıdır. Genel olarak dikkat edilmesi gereken temel şey, adayın kendisine olan özgüveni ve sağlıklı bir eğitim sürecidir.

Ağustos ayının gelmesiyle birlikte mail kutumu dolduran adayların soruları, geçen yıl yazdığım soruda çoğu kez cevap bulmuş olmasına rağmen açıp okuma zahmetine girişilmemiş. Elimden geldiğince dilim döndüğünce sorulan soruları bu başlık altında toplayarak yanıtlamaya çalışalım.

Süreç nasıl işliyor?

Öncelikle bu bölümde sınava girecek adayların yapması gerekenleri özetlemeye çalışalım. Öncelikle adayın ÖSS sınavına girmesi gerekmektedir. ÖSS’den alınan puan türlerinden biri sınava gireceği okulun web sitesinde yer alan puan türünün üstünde olması veya eşit olması gerekmektedir. Aday, sınav tarihleri çakışmadığı, koşulları uyduğu sürece istediği kadar okul deneyebilir. Aday, ÖSS’den aldığı puandan sonra sınava gireceği okulun web sitesine girerek kayıt tarihlerine ve katılma koşullarına dikkat etmesi gerekir. Kayıt tarihi için bizzat veya posta yoluyla okulun web sitesinde yazıldığı üzere belirtilen tarihte kaydını tamamlamak zorundadır. Açıklanan koşullarda istenen zorunlu bir parça varsa sitede duyurulur ve adayın o parçayı hazırlaması gerekir. Ek olarak önerilen yazar listesi varsa o yazarların oyunları incelenerek tiratlar çıkarılması gerekir. Harç parası ödedikten sonra kaydını yapıp numara alan aday, sınav tarihini bekler. Sınav tarihi, başvuru yoğunluğuna göre okulun web sitesine veya okulun bahçesine asılır. Okula göre değişen bu durumdan mağdur olmamak için takip mekanizmanızın kolaylığı açısından kayıt olurken gerekli açıklamaları ilgili kişilerden öğrenebilirsiniz. Adı okunan aday sınavın yapıldığı salona girer ve jüri karşısına geçer. Kısa bir tanıtım sonrası aday istediği parçayı oynar ve jüri adaya teşekkür edip salondan ayrılmasını ister. Aday sınav sonrası sonuçlarını beklemeye koyulur. Açıklanan sonuçlarda başarılı olan adaylar ikinci aşamaya veya mülakata alınır. Burada da başarılı olan adaylara iki liste asılır. ÖSS’de alınan puanları da ekleyerek birincisi “Asil Liste” adı altında kayıt yaptırmaya hak kazanan adaylardır. İkinci liste ise “Yedek Listedir” Asil listede yer alıp belirlenen tarihlerde kayıt yaptırmayan adayların yerine sırayla birinciden başlayarak yedek listeden aday alınır. Bu nedenle asil listede yer almayanların asil listeyi dikkatle takip etmesi önerilir.

Torpil var mı?

Bazı internet sitelerinde okuduğum ve adayların sıklıkla bu konuda tarafıma yönelttiği “torpil” konusuna değinmeye çalışalım. Öncelikle paranoya haline gelmiş bu tür suçlamalardan olabildiğince adayın kaçınması gerekir. Torpilin her türlüsü suçtur ve kesinlikle bunu yapanların cezalandırılması kaçınılmaz bir gerçektir. Yalnız bir suçu ispat etmediğiniz sürece söylenecek her türlü karşı söz provakatif bir eyleme dönüşecektir.

Bir aday kendisinin çok yetenekli olduğunu düşünebilir. Özgüveninin tam olması doğru bir eylemdir. Yalnız çok iyi oynadığını düşündüğü halde sınavı kazanamamasının ardından özeleştiri yaparak sorunu çözmek için bir an önce hazırlanmaya başlaması ve gelecek yıl için çalışmaya başlamalıdır. Özel yetenekle alınan bölümlerde adayların ölçülebilirliği jüri dışında kimse tarafından söz konusu olmadığı için; “Hakkımı yediler/ torpil yaptılar/ kazananlar çok önceden belliydi.” Gibi söylemler adaya hiç bir şey kazandırmaz.

Bu anlayış ÖSS puanıyla kazandığınız bir bölüme kabul edilmemekle eş değer değildir. Elde belgeler olduğundan ÖSS’ye dava açıp sınav kâğıdınızı isteyebilir ve doğruya çok çabuk bir şekilde ulaşabilirsiniz. Sınava girecek adayların seçtiği okulun jürisine güvenmemesi zaten o okulda sınava girmemesini gerektirir.

Sonuç olarak sınava girecek adayların torpil söylemini bir kenara atarak sadece çalışmaya konsantre olması kaçınılmazdır. Kafasında torpil olan bir adayın sınavda çok da başarılı olacağını düşünmüyorum. Böyle düşünen aday zaten baştan kaybetmiş olacaktır.

Eğitim şart mı?

Sınavı kazanamayıp bir şekilde kendi tiyatrosunu kuran veya özel bir tiyatroda çalışanların sıklıkla dile getirdiği; “Konservatuvar eğitimi şart mı?” Gibi söylemlere adayların tamah etmemelerini salık veririm. Genelde bu tür söylemlerde bulunanlara baktığımız zaman yine bu eğitimi alamayan kişilerden oluştuğunu görürüz. Bir şekilde kazanamamış ve kazanamadığı için sorgulamaya başlamıştır. Kazanamayan adayların bu sorgulamalardan vazgeçmelerini ve hemen gelecek yıl için çalışmalarını öneririm. Ben adayların hayal kırıklığına uğramalarını istemem. Çünkü sınava girip kazanamayanların öncelikle kendilerinde hatayı aramaları gerekirken hemen karşı saldırıya geçmeleri çok arabesk bir yaklaşım bana göre.

Bazen de tezlerini güçlendirmek için yılların deneyimli üstatlarını bu konuda örnek gösterirler. İsmi zikredilen üstatları bu konuda örnek göstermek için gösteren kişilerin birçok projede seyirci tarafından kendilerini kanıtlamaları gerekmektedir. Bu örneklere sığınmak çok acı ve talihsiz bir yaklaşım.

Diğer taraftan Marksist düşünce yapısıyla iktidar hegemonyasına boyun eğmek istemeyen idealist kişiler de bu alanı seçmemiş olabilir. Onlar bu okulu okumadan da tiyatro dünyasında yer alabileceğini düşünebilir. Çokta iyi işler çıkarmış olabilirler. Elbette bu düşünceye de saygı duymak zorundayız.

Sınava girmek isteyen bir aday zaten bu işin okulunu okumak ister. Eğer bu işin okulunu okumak istiyorsa sınava girecek adayların öncelikle bu düşünceleri kafasından atmaları ve çalışmasına konsantre olmaları başarılı olmalarında atılacak ilk somut adımdır. Sınavı kazanamayacağını düşünen bir aday, kendisi başta olmak üzere kimseyi de kazanacağına inandıramaz.

Hangi kursa gitmeliyiz?

Hangi kursa gitmeliyim sorusu çokça sorulan soruların başında geliyor. Tanınmış, popüler tiyatro grupları genelde pahalı olmaları nedeniyle birçok aday tarafından tercih edilemiyor. Bu durumda yapılması gereken şey, kendi başınıza çalışmaktır. Diğer taraftan ücretsiz tiyatro kursu veren kurumlara gidilecekse bile eğitmenleri ve aldıkları eğitimleri iyice araştırılmalıdır. Kendini bir şekilde eğitmiş çok tanınmayan, sadece sosyal sorumluluk projelerinde yer almış, hobi amaçlı bu işi yapan genç tiyatro gruplarını ücretsiz veya ücreti çok düşük diye seçerek yanlış bir seçim yapmak adayın bir yılına mal olabilir.

Tirat seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

“Torpil”, “Eğitim” ve “Kurs” konusunda birçok polemiğe neden olacak açıklamadan sonra gelelim en çok sorulan tirat konusuna. Öncelikle sadece tirat ezberleyerek sınava girmek isteyen adayların kolaya kaçmamaları gerekir. Sınava girecek adayın kendisi gibi yüzlerce adayla yarışacağını unutmamalıdır. Çok bilindik tiratlardan kaçınmalı olabildiğince bu konuda araştırmacı olmalıdır. Sipariş üzerine tirat olmayacağı gibi kendi başına çalışmakta çok tehlikelidir.

Mitos Boyut Yayınevi’nden çıkan 100 Monolog serisi bu konuda adaylara çok büyük kolaylık sağlamaktadır. İnternetten bulunan tiratlardan ziyade daha önce okuyup çok beğendiği karakterlerin tiratları veya kısa konuşmalarından bir kolaj yapması da söz konusu olabilir. Bir aday kendi başına çalışıyorsa seçeceği tiradın ruhuna, mizacına, karakterine ve bedenine hitap etmesi gerekir. Kurs eğitimi alan adaylar ise genelde eğitmenleri tarafından yönlendirilir.

Sınava girecek aday tirat seçiminde klasik mi olsun yoksa çağdaş mı olsun diye düşünmemelidir. Klasikte olsa çağdaşta olsa önemli olan ona katacağınız yorum gücüdür. Uzun bir oyunla seyirci karşısına çıkarak oyunun geneline yaydığınız performans sayesinde seyirciyi hakkınızda fikir sahibi yapabilirsiniz. Ama 3-5 dakika sürecek olan bir tiratla jüriyi etkilemek şüphesiz daha zordur. İzleyen kişilerin seyirciden ziyade bu işe yıllarını vermiş profesörlerden oluştuğu aday tarafından asla unutulmamalı ve asla ama asla jüriyi hafife almamalıdır.

Genelde okullar bir komedi ve bir dram ister. Ama siz yine de heybenizde fazladan tirat bulundurun. Dram için seçilen parçada duygu tonlamalarının ön plana çıkarılması, komedi için seçilen parçada beden dilinin ön plana çıkarılması önemlidir.

Örneğin, Elektra’yı oynarken elinizde tuttuğunuz kavanoz sizin kardeşinizdir. Ve kardeşinizin cesedi yerine sadece külleri gelmiştir. Bir kardeşin kardeşine duyduğu sevgiyi, ölümünden duyduğu acı ve çaresizliği, öldürenlere duyduğu öfke ve kızgınlığı doğru tonlamaz, sadece bizdeki gibi kendini sağdan sola, yukarıdan aşağıya atıp ağıt yakar, gereksiz yere acındırmaya, fazla hareket katmaya kalkarsanız işin büyüsünü bozarsınız.

Komedi içinde bir örnek verecek olursak Berberi ele alalım. Berber kuyuya doğru haykırmadan önce birkaç kelime karakterine dair birkaç ipucu veriyor tirat. Hareketli olsun diye kendinizi yerden yere atmak yerine Berber’in o trajikomik halini yansıtmaya çalışmalısınız. Ses tonunuz ve vücut hareketlerinizi doğru tonlayarak aşırıya kaçmadan rolün gerektirdiği ölçüyle jüriyi kusacağınıza inandırmalısınız.

Her iki parçada da ifadeleriniz keskinliği söz konusu olmalıdır. İçselleştirmek zorundasınız. Tiradı çalışmaya başladıktan sonra seçtiğiniz karaktere bürünmelisiniz. Silik, net olmayan geçişler ve düz okumalar size bu bölümü kazandırmaz.

Seçtiğiniz parça ne olursa olsun o parçanın yer aldığı kitabı okumak zorundasınız. Bu kesinlikle şart! Amatör yazarların oyunlarından tirat seçmeyin! Kendiniz tirat yazmaya kalkışmayın! Oyunu okumadan tiradı anlamakta çok zorlanırsınız. Ayrıca yazarını tanımak, mümkünse diğer eserlerini okumak, hayatı hakkında bilgi sahibi olmak, yazıldığı dönemi ve neden yazdığı gibi bilgilere ulaşmak oynayacağınız tirat ile ilgili size ipuçları verir. Daha kolay hazmetmenizi sağlar.

Dans, Kulak, Şarkı, Şiir, Öykü, Doğaçlama…

Oyunculuk sınavına girecek adaylar için şüphesiz oyunculuğunuz ön plandadır. Yanı sıra dans, kulak, şarkı, şiir, öykü ve doğaçlama gibi yan evreleri olacaktır. Tiradı iyi oynamanıza karşın yan evreler yüzünden okulu kazanamayabilirsiniz. Bu nedenle tiradın yanı sıra yukarıda saydığım yan evrelere de ağırlık vermek zorundasınız. Elbette bunlar bir bütün olarak oyuncunun malzemeleridir. Hiçbirini diğerinden ayırmamalı ve asla hafife almamalısınız.

Dans

Dans konusunda eğitmenin vereceği hareketlerin yapılması istenir adaydan. Önemli olan buradaki estetiğiniz ve esnekliğinizdir. Eğitmenle beraber yapacağınız hareketlerde uyum ön plandadır.

Kulak

Kulak kısmıyla ilgili çeşitli iddialar yer alsa da genel olarak yapılan eylem, eğitmen tarafından bir masaya vurularak bir takım sesler çıkartılır ve aynı şeyin aday tarafından da yapılması istenir.

Şarkı

Şarkı konusunda daha önce hazırladığınız bir parçanın sizden okunması istenir. Piyanoyla size eşlik edecek olan eğitmenle uyum içerisinde olmanız gerekir. Ses tonunuza, ses renginize ve özgün yorumunuza bakılacaktır bu bölümde. Sesiniz güzel olmasa bile doğru tonlanmış bir şarkı aday için yeterli olmalıdır.

Şiir

Şiir konusunda genellikle popüler şairler seçiliyor. Nazım Hikmet, Atilla İlhan, Can Yücel, Cemal Safi, Cemal Süreyya vb. Seçilen popüler şiirler kimi zaman avantaj kimi zamanda dezavantaj sağlayabilir adaya. Sınav için seçtiğiniz şiirde şairden çok içerik önemlidir. Popüler şair seçilebilirsiniz yalnız şiiri nasıl tonladığınız çok önemlidir. Şair gibi hissederek seslendirmelisiniz. Sanki siz yazmışsınız da o yazdığınız şiiri yaşıyormuş gibi duygu geçişlerini keskin bir dille ifade edebilmelisiniz.

Öykü

Bütün okullar için geçerli olmasa da bazı okulların öykü istediğini biliyoruz. Adayın hazırlayacağı öykü kısa ve içeriğinin ironik olmasını öneririm. Benim tavsiyem klasik, herkes tarafından artık ezbere bilinen o yılan ve dostluk hikâyeleri gibi sosyal mesaj içerikli öykülerden uzak durulması. Sizden bu öyküleri birkaç şiveyle okumanızı isteyebilirler. Veya bir gazete parçası verip farklı şekillerde okumanızı da isteyebilirler. Önerim, her şeye hazırlıklı olmak için öykü istedikleri zaman put gibi sahnede kalmamak için hazırda bir öykü bulundurmanız.

Doğaçlama

Yine öykü gibi bazı okulların istediği doğaçlama, sanıyorum işin en zor kısımlarından biri. Burada asıl önemli olan şey eğitmenler tarafından adayların ne kadar yaratıcı olacağını saptamak. Örneğin size şunu yaptırabilirler. Annenizin cenazesine yetişememiş ve mezarına doğru gidiyorsunuz, repliksiz bunu bize oyna diyebilirler. Veya yıllar sonra annenizi pazarda gördünüz ve o anda birbirinizle göz göze geldiniz bunu oyna diyebilirler. Bunlar daha önceki yıllarda bazı okullar tarafından verilmiş doğaçlamalardır. Doğaçlamalarda olabildiğince özgün, yaratıcı ve sert olun. Klasikten uzak durun. Annenizi görünce, Türk filmlerindeki gibi ağır çekim ağlayarak koşmaya çalışmayın mesela.

Diğer taraftan bazı okullar (web sitesinde de açıkladığı üzere) birkaç aşamadan oluşmaktadır. 5 aşamalı okular için her bölümde ayrı bir tirat oynanması istenmekte ve bazı okulların belirlediği zorunlu parçalar sınava girecek adaylar tarafından dikkatle takip edilmelidir.

Adaylara küçük öneriler.

Yukarıda, adayın gireceği sınavda nelerle karşılaşacağı konusunda kısa bilgiler vermeye çalıştık. Bu bölümde de sınava girecek adayların kaçınması gereken şeyler hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Bu küçük öneriler eminim işinize çok yarayacaktır.

• Sınava girecek adayların birden fazla okul denemesi kesinlikle daha sağlıklı olacaktır.
• Sınav günü adayın çok yemekten kaçınması sahnede rahat hareket etmesine olanak sağlayacaktır.
• Özellikle sınav günü kola ve sigara içmekten uzak durunuz. Hem ses tonunuzu etkiler hem de rahat hareket etmenizi engeller.
• Sınav günü olabildiğince sade olun.
• Erkeklerin çok uzun saç ve sakalının olması jest ve mimiklerini kapatacağından kısaltmaları önerilir.
• Kadınların kesinlikle fazla makyajdan kaçınmaları gerekir. Oynayacağı tirada göre hafif bir makyaj yeterli olacaktır.
• Sınava girecek adayların sahnede kullanmak için büyük materyal getirmemesi gerekir. Bu hem zaman kaybına hem de jürinin rahatsız olmasına neden olabilir.
• Oynayacağınız karakterin demecine uygun kıyafet ve çok küçük materyaller getirilebilir.
• Sınav günü tiradınıza çalışmayın.
• Sıranızı beklerken olabildiğince arkadaşlarla konuşup rahatlamaya çalışın.
• Jüri karşısında sakin, rahat ve cesur olun.

Son Söz.

Özetle yukarıda, bir oyuncu adayının kendi başına çalışıyorsa sınava girerken nasıl hazırlanması gerektiğini ve nelerle karşılaşabileceğini özetlemeye çalıştım. Yukarıda sıraladığımız yöntemler klasik yöntemlerdir. Kursa giden bir adayın yaratıcı ve olabildiğince özgün olması eğitmenleri tarafından sağlanacaktır. Oyunculuğun temelinde pratik yattığı için yazılmış bu makalenin yapılacak en küçük pratikten bile önemsiz olduğunu düşünüyoruz.

Ayrıca aşağıda tiyatro bölümlerinin yer aldığı okullar ve web sitelerinin yanı sıra adaylara yardımcı olacağını düşündüğümüz yardımcı kitaplar yer almaktadır. Sınava gireceklerin kendisine uygun okulu seçmesi ve aşağıdaki kitapları edinmesi adaylar için hazırlanmış bir kolaylıktır.

Sınava girecek adaylara şimdiden başarılar diliyorum.

Tiyatro Bölümü Olan Okullar

İstanbul Üniversitesi: www.istanbul.edu.tr

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi: www.deu.edu.tr

Mimar Sinan Üniversitesi: http://www.msu.edu.tr/

Kocaeli Üniversitesi: www.kocaeli.edu.tr

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi: www.humanity.ankara.edu.tr

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi: www.comu.edu.tr

Hacettepe Üniversitesi: www.hacettepe.edu.tr

Erzurum Atatürk Üniversitesi: www.atauni.edu.tr

Süleyman Demirel Üniversitesi: www.sdu.edu.tr

Anadolu Üniversitesi: www.kns.anadolu.edu.tr/

Konya Selçuk Üniversitesi: www.selcuk.edu.tr

Çukurova Üniversitesi: www.cu.edu.tr

Uludağ Üniversitesi: www.uludag.edu.tr


Tiyatro Bölümü Olan Vakıf Üniversiteleri

Haliç Üniversitesi: www.halic.edu.tr

Bilkent Üniversitesi: www.bilkent.edu.tr

Kadir Has Üniversitesi: www.khas.edu.tr

Beykent Üniversitesi: www.beykent.edu.tr

Yeditepe Üniversitesi: www.yeditepe.edu.tr

Maltepe Üniversitesi: www.maltepe.edu.tr

Yüzüncü Yıl Üniversitesi: www.yyu.edu.tr


Yardımcı Kitaplar:

Alıştırmalı Diksiyon Sanatı – Nüzhet Şenbay

Diksiyon Alıştırmaları – Murat Atak

Konservatuvar Sınavlarına Hazırlık – Cezmi Koca

Tiyatro Eğitimi – Yılmaz Arıkan

Yeni Başlayanlar İçin Oyunculuk Çalışması – Özdemir Nutku

Mimik-Rol alıştırmaları ve Temel Tiyatro Bilgisi – Haldun Marlalı

Konuşma Eğitimi – Suat Taşer

Oyunculuk Üzerine Aykırı Düşünceler – Diderot

Bir Aktör Hazırlanıyor – Stanislavski

Oyunculuk El Kitabı – Berlin Devlet Oyunculuk Okulu Öğretim Görevlileri

Sahnede Yaratıcılık (Playback Tiyatrosu) – Deniz Altınay

Aktörlük Sanatı – Stella Adler

Rol Yapmayın Lütfen (Tiyatro ve Sinema Oyunculuğuna Hazırlık) – Eric Morris – Joan Hotchkıs

Fütursuz Oyunculuk (Oyunculukta İşçilik Süreci) – Eric Morris

Ya Vezirsin Ya Rezil (Türkçeyi Doğru Etkili ve Güzel Konuşma Kit-hapı) – Dilek Öztekin
İhsan Ata
Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Sahne Sanatları’nda, Konservatuvarın Tiyatro bölümlerinde sınavlarına girecek olan adayların dikkat etmesi gereken temel kurallar vardır. Hemen hemen bütün okullardaki sınav sistemi üç aşağı beş yukarı aynıdır. Genel olarak dikkat edilmesi gereken temel şey, adayın kendisine olan özgüveni ve sağlıklı bir eğitim sürecidir.

Ağustos ayının gelmesiyle birlikte mail kutumu dolduran adayların soruları, geçen yıl yazdığım soruda çoğu kez cevap bulmuş olmasına rağmen açıp okuma zahmetine girişilmemiş. Elimden geldiğince dilim döndüğünce sorulan soruları bu başlık altında toplayarak yanıtlamaya çalışalım.

Süreç nasıl işliyor?

Öncelikle bu bölümde sınava girecek adayların yapması gerekenleri özetlemeye çalışalım. Öncelikle adayın ÖSS sınavına girmesi gerekmektedir. ÖSS’den alınan puan türlerinden biri sınava gireceği okulun web sitesinde yer alan puan türünün üstünde olması veya eşit olması gerekmektedir. Aday, sınav tarihleri çakışmadığı, koşulları uyduğu sürece istediği kadar okul deneyebilir. Aday, ÖSS’den aldığı puandan sonra sınava gireceği okulun web sitesine girerek kayıt tarihlerine ve katılma koşullarına dikkat etmesi gerekir. Kayıt tarihi için bizzat veya posta yoluyla okulun web sitesinde yazıldığı üzere belirtilen tarihte kaydını tamamlamak zorundadır. Açıklanan koşullarda istenen zorunlu bir parça varsa sitede duyurulur ve adayın o parçayı hazırlaması gerekir. Ek olarak önerilen yazar listesi varsa o yazarların oyunları incelenerek tiratlar çıkarılması gerekir. Harç parası ödedikten sonra kaydını yapıp numara alan aday, sınav tarihini bekler. Sınav tarihi, başvuru yoğunluğuna göre okulun web sitesine veya okulun bahçesine asılır. Okula göre değişen bu durumdan mağdur olmamak için takip mekanizmanızın kolaylığı açısından kayıt olurken gerekli açıklamaları ilgili kişilerden öğrenebilirsiniz. Adı okunan aday sınavın yapıldığı salona girer ve jüri karşısına geçer. Kısa bir tanıtım sonrası aday istediği parçayı oynar ve jüri adaya teşekkür edip salondan ayrılmasını ister. Aday sınav sonrası sonuçlarını beklemeye koyulur. Açıklanan sonuçlarda başarılı olan adaylar ikinci aşamaya veya mülakata alınır. Burada da başarılı olan adaylara iki liste asılır. ÖSS’de alınan puanları da ekleyerek birincisi “Asil Liste” adı altında kayıt yaptırmaya hak kazanan adaylardır. İkinci liste ise “Yedek Listedir” Asil listede yer alıp belirlenen tarihlerde kayıt yaptırmayan adayların yerine sırayla birinciden başlayarak yedek listeden aday alınır. Bu nedenle asil listede yer almayanların asil listeyi dikkatle takip etmesi önerilir.

Torpil var mı?

Bazı internet sitelerinde okuduğum ve adayların sıklıkla bu konuda tarafıma yönelttiği “torpil” konusuna değinmeye çalışalım. Öncelikle paranoya haline gelmiş bu tür suçlamalardan olabildiğince adayın kaçınması gerekir. Torpilin her türlüsü suçtur ve kesinlikle bunu yapanların cezalandırılması kaçınılmaz bir gerçektir. Yalnız bir suçu ispat etmediğiniz sürece söylenecek her türlü karşı söz provakatif bir eyleme dönüşecektir.

Bir aday kendisinin çok yetenekli olduğunu düşünebilir. Özgüveninin tam olması doğru bir eylemdir. Yalnız çok iyi oynadığını düşündüğü halde sınavı kazanamamasının ardından özeleştiri yaparak sorunu çözmek için bir an önce hazırlanmaya başlaması ve gelecek yıl için çalışmaya başlamalıdır. Özel yetenekle alınan bölümlerde adayların ölçülebilirliği jüri dışında kimse tarafından söz konusu olmadığı için; “Hakkımı yediler/ torpil yaptılar/ kazananlar çok önceden belliydi.” Gibi söylemler adaya hiç bir şey kazandırmaz.

Bu anlayış ÖSS puanıyla kazandığınız bir bölüme kabul edilmemekle eş değer değildir. Elde belgeler olduğundan ÖSS’ye dava açıp sınav kâğıdınızı isteyebilir ve doğruya çok çabuk bir şekilde ulaşabilirsiniz. Sınava girecek adayların seçtiği okulun jürisine güvenmemesi zaten o okulda sınava girmemesini gerektirir.

Sonuç olarak sınava girecek adayların torpil söylemini bir kenara atarak sadece çalışmaya konsantre olması kaçınılmazdır. Kafasında torpil olan bir adayın sınavda çok da başarılı olacağını düşünmüyorum. Böyle düşünen aday zaten baştan kaybetmiş olacaktır.

Eğitim şart mı?

Sınavı kazanamayıp bir şekilde kendi tiyatrosunu kuran veya özel bir tiyatroda çalışanların sıklıkla dile getirdiği; “Konservatuvar eğitimi şart mı?” Gibi söylemlere adayların tamah etmemelerini salık veririm. Genelde bu tür söylemlerde bulunanlara baktığımız zaman yine bu eğitimi alamayan kişilerden oluştuğunu görürüz. Bir şekilde kazanamamış ve kazanamadığı için sorgulamaya başlamıştır. Kazanamayan adayların bu sorgulamalardan vazgeçmelerini ve hemen gelecek yıl için çalışmalarını öneririm. Ben adayların hayal kırıklığına uğramalarını istemem. Çünkü sınava girip kazanamayanların öncelikle kendilerinde hatayı aramaları gerekirken hemen karşı saldırıya geçmeleri çok arabesk bir yaklaşım bana göre.

Bazen de tezlerini güçlendirmek için yılların deneyimli üstatlarını bu konuda örnek gösterirler. İsmi zikredilen üstatları bu konuda örnek göstermek için gösteren kişilerin birçok projede seyirci tarafından kendilerini kanıtlamaları gerekmektedir. Bu örneklere sığınmak çok acı ve talihsiz bir yaklaşım.

Diğer taraftan Marksist düşünce yapısıyla iktidar hegemonyasına boyun eğmek istemeyen idealist kişiler de bu alanı seçmemiş olabilir. Onlar bu okulu okumadan da tiyatro dünyasında yer alabileceğini düşünebilir. Çokta iyi işler çıkarmış olabilirler. Elbette bu düşünceye de saygı duymak zorundayız.

Sınava girmek isteyen bir aday zaten bu işin okulunu okumak ister. Eğer bu işin okulunu okumak istiyorsa sınava girecek adayların öncelikle bu düşünceleri kafasından atmaları ve çalışmasına konsantre olmaları başarılı olmalarında atılacak ilk somut adımdır. Sınavı kazanamayacağını düşünen bir aday, kendisi başta olmak üzere kimseyi de kazanacağına inandıramaz.

Hangi kursa gitmeliyiz?

Hangi kursa gitmeliyim sorusu çokça sorulan soruların başında geliyor. Tanınmış, popüler tiyatro grupları genelde pahalı olmaları nedeniyle birçok aday tarafından tercih edilemiyor. Bu durumda yapılması gereken şey, kendi başınıza çalışmaktır. Diğer taraftan ücretsiz tiyatro kursu veren kurumlara gidilecekse bile eğitmenleri ve aldıkları eğitimleri iyice araştırılmalıdır. Kendini bir şekilde eğitmiş çok tanınmayan, sadece sosyal sorumluluk projelerinde yer almış, hobi amaçlı bu işi yapan genç tiyatro gruplarını ücretsiz veya ücreti çok düşük diye seçerek yanlış bir seçim yapmak adayın bir yılına mal olabilir.

Tirat seçerken nelere dikkat etmeliyiz?

“Torpil”, “Eğitim” ve “Kurs” konusunda birçok polemiğe neden olacak açıklamadan sonra gelelim en çok sorulan tirat konusuna. Öncelikle sadece tirat ezberleyerek sınava girmek isteyen adayların kolaya kaçmamaları gerekir. Sınava girecek adayın kendisi gibi yüzlerce adayla yarışacağını unutmamalıdır. Çok bilindik tiratlardan kaçınmalı olabildiğince bu konuda araştırmacı olmalıdır. Sipariş üzerine tirat olmayacağı gibi kendi başına çalışmakta çok tehlikelidir.

Mitos Boyut Yayınevi’nden çıkan 100 Monolog serisi bu konuda adaylara çok büyük kolaylık sağlamaktadır. İnternetten bulunan tiratlardan ziyade daha önce okuyup çok beğendiği karakterlerin tiratları veya kısa konuşmalarından bir kolaj yapması da söz konusu olabilir. Bir aday kendi başına çalışıyorsa seçeceği tiradın ruhuna, mizacına, karakterine ve bedenine hitap etmesi gerekir. Kurs eğitimi alan adaylar ise genelde eğitmenleri tarafından yönlendirilir.

Sınava girecek aday tirat seçiminde klasik mi olsun yoksa çağdaş mı olsun diye düşünmemelidir. Klasikte olsa çağdaşta olsa önemli olan ona katacağınız yorum gücüdür. Uzun bir oyunla seyirci karşısına çıkarak oyunun geneline yaydığınız performans sayesinde seyirciyi hakkınızda fikir sahibi yapabilirsiniz. Ama 3-5 dakika sürecek olan bir tiratla jüriyi etkilemek şüphesiz daha zordur. İzleyen kişilerin seyirciden ziyade bu işe yıllarını vermiş profesörlerden oluştuğu aday tarafından asla unutulmamalı ve asla ama asla jüriyi hafife almamalıdır.

Genelde okullar bir komedi ve bir dram ister. Ama siz yine de heybenizde fazladan tirat bulundurun. Dram için seçilen parçada duygu tonlamalarının ön plana çıkarılması, komedi için seçilen parçada beden dilinin ön plana çıkarılması önemlidir.

Örneğin, Elektra’yı oynarken elinizde tuttuğunuz kavanoz sizin kardeşinizdir. Ve kardeşinizin cesedi yerine sadece külleri gelmiştir. Bir kardeşin kardeşine duyduğu sevgiyi, ölümünden duyduğu acı ve çaresizliği, öldürenlere duyduğu öfke ve kızgınlığı doğru tonlamaz, sadece bizdeki gibi kendini sağdan sola, yukarıdan aşağıya atıp ağıt yakar, gereksiz yere acındırmaya, fazla hareket katmaya kalkarsanız işin büyüsünü bozarsınız.

Komedi içinde bir örnek verecek olursak Berberi ele alalım. Berber kuyuya doğru haykırmadan önce birkaç kelime karakterine dair birkaç ipucu veriyor tirat. Hareketli olsun diye kendinizi yerden yere atmak yerine Berber’in o trajikomik halini yansıtmaya çalışmalısınız. Ses tonunuz ve vücut hareketlerinizi doğru tonlayarak aşırıya kaçmadan rolün gerektirdiği ölçüyle jüriyi kusacağınıza inandırmalısınız.

Her iki parçada da ifadeleriniz keskinliği söz konusu olmalıdır. İçselleştirmek zorundasınız. Tiradı çalışmaya başladıktan sonra seçtiğiniz karaktere bürünmelisiniz. Silik, net olmayan geçişler ve düz okumalar size bu bölümü kazandırmaz.

Seçtiğiniz parça ne olursa olsun o parçanın yer aldığı kitabı okumak zorundasınız. Bu kesinlikle şart! Amatör yazarların oyunlarından tirat seçmeyin! Kendiniz tirat yazmaya kalkışmayın! Oyunu okumadan tiradı anlamakta çok zorlanırsınız. Ayrıca yazarını tanımak, mümkünse diğer eserlerini okumak, hayatı hakkında bilgi sahibi olmak, yazıldığı dönemi ve neden yazdığı gibi bilgilere ulaşmak oynayacağınız tirat ile ilgili size ipuçları verir. Daha kolay hazmetmenizi sağlar.

Dans, Kulak, Şarkı, Şiir, Öykü, Doğaçlama…

Oyunculuk sınavına girecek adaylar için şüphesiz oyunculuğunuz ön plandadır. Yanı sıra dans, kulak, şarkı, şiir, öykü ve doğaçlama gibi yan evreleri olacaktır. Tiradı iyi oynamanıza karşın yan evreler yüzünden okulu kazanamayabilirsiniz. Bu nedenle tiradın yanı sıra yukarıda saydığım yan evrelere de ağırlık vermek zorundasınız. Elbette bunlar bir bütün olarak oyuncunun malzemeleridir. Hiçbirini diğerinden ayırmamalı ve asla hafife almamalısınız.

Dans

Dans konusunda eğitmenin vereceği hareketlerin yapılması istenir adaydan. Önemli olan buradaki estetiğiniz ve esnekliğinizdir. Eğitmenle beraber yapacağınız hareketlerde uyum ön plandadır.

Kulak

Kulak kısmıyla ilgili çeşitli iddialar yer alsa da genel olarak yapılan eylem, eğitmen tarafından bir masaya vurularak bir takım sesler çıkartılır ve aynı şeyin aday tarafından da yapılması istenir.

Şarkı

Şarkı konusunda daha önce hazırladığınız bir parçanın sizden okunması istenir. Piyanoyla size eşlik edecek olan eğitmenle uyum içerisinde olmanız gerekir. Ses tonunuza, ses renginize ve özgün yorumunuza bakılacaktır bu bölümde. Sesiniz güzel olmasa bile doğru tonlanmış bir şarkı aday için yeterli olmalıdır.

Şiir

Şiir konusunda genellikle popüler şairler seçiliyor. Nazım Hikmet, Atilla İlhan, Can Yücel, Cemal Safi, Cemal Süreyya vb. Seçilen popüler şiirler kimi zaman avantaj kimi zamanda dezavantaj sağlayabilir adaya. Sınav için seçtiğiniz şiirde şairden çok içerik önemlidir. Popüler şair seçilebilirsiniz yalnız şiiri nasıl tonladığınız çok önemlidir. Şair gibi hissederek seslendirmelisiniz. Sanki siz yazmışsınız da o yazdığınız şiiri yaşıyormuş gibi duygu geçişlerini keskin bir dille ifade edebilmelisiniz.

Öykü

Bütün okullar için geçerli olmasa da bazı okulların öykü istediğini biliyoruz. Adayın hazırlayacağı öykü kısa ve içeriğinin ironik olmasını öneririm. Benim tavsiyem klasik, herkes tarafından artık ezbere bilinen o yılan ve dostluk hikâyeleri gibi sosyal mesaj içerikli öykülerden uzak durulması. Sizden bu öyküleri birkaç şiveyle okumanızı isteyebilirler. Veya bir gazete parçası verip farklı şekillerde okumanızı da isteyebilirler. Önerim, her şeye hazırlıklı olmak için öykü istedikleri zaman put gibi sahnede kalmamak için hazırda bir öykü bulundurmanız.

Doğaçlama

Yine öykü gibi bazı okulların istediği doğaçlama, sanıyorum işin en zor kısımlarından biri. Burada asıl önemli olan şey eğitmenler tarafından adayların ne kadar yaratıcı olacağını saptamak. Örneğin size şunu yaptırabilirler. Annenizin cenazesine yetişememiş ve mezarına doğru gidiyorsunuz, repliksiz bunu bize oyna diyebilirler. Veya yıllar sonra annenizi pazarda gördünüz ve o anda birbirinizle göz göze geldiniz bunu oyna diyebilirler. Bunlar daha önceki yıllarda bazı okullar tarafından verilmiş doğaçlamalardır. Doğaçlamalarda olabildiğince özgün, yaratıcı ve sert olun. Klasikten uzak durun. Annenizi görünce, Türk filmlerindeki gibi ağır çekim ağlayarak koşmaya çalışmayın mesela.

Diğer taraftan bazı okullar (web sitesinde de açıkladığı üzere) birkaç aşamadan oluşmaktadır. 5 aşamalı okular için her bölümde ayrı bir tirat oynanması istenmekte ve bazı okulların belirlediği zorunlu parçalar sınava girecek adaylar tarafından dikkatle takip edilmelidir.

Adaylara küçük öneriler.

Yukarıda, adayın gireceği sınavda nelerle karşılaşacağı konusunda kısa bilgiler vermeye çalıştık. Bu bölümde de sınava girecek adayların kaçınması gereken şeyler hakkında bilgi vermeye çalışacağız. Bu küçük öneriler eminim işinize çok yarayacaktır.

• Sınava girecek adayların birden fazla okul denemesi kesinlikle daha sağlıklı olacaktır.
• Sınav günü adayın çok yemekten kaçınması sahnede rahat hareket etmesine olanak sağlayacaktır.
• Özellikle sınav günü kola ve sigara içmekten uzak durunuz. Hem ses tonunuzu etkiler hem de rahat hareket etmenizi engeller.
• Sınav günü olabildiğince sade olun.
• Erkeklerin çok uzun saç ve sakalının olması jest ve mimiklerini kapatacağından kısaltmaları önerilir.
• Kadınların kesinlikle fazla makyajdan kaçınmaları gerekir. Oynayacağı tirada göre hafif bir makyaj yeterli olacaktır.
• Sınava girecek adayların sahnede kullanmak için büyük materyal getirmemesi gerekir. Bu hem zaman kaybına hem de jürinin rahatsız olmasına neden olabilir.
• Oynayacağınız karakterin demecine uygun kıyafet ve çok küçük materyaller getirilebilir.
• Sınav günü tiradınıza çalışmayın.
• Sıranızı beklerken olabildiğince arkadaşlarla konuşup rahatlamaya çalışın.
• Jüri karşısında sakin, rahat ve cesur olun.

Son Söz.

Özetle yukarıda, bir oyuncu adayının kendi başına çalışıyorsa sınava girerken nasıl hazırlanması gerektiğini ve nelerle karşılaşabileceğini özetlemeye çalıştım. Yukarıda sıraladığımız yöntemler klasik yöntemlerdir. Kursa giden bir adayın yaratıcı ve olabildiğince özgün olması eğitmenleri tarafından sağlanacaktır. Oyunculuğun temelinde pratik yattığı için yazılmış bu makalenin yapılacak en küçük pratikten bile önemsiz olduğunu düşünüyoruz.

Ayrıca aşağıda tiyatro bölümlerinin yer aldığı okullar ve web sitelerinin yanı sıra adaylara yardımcı olacağını düşündüğümüz yardımcı kitaplar yer almaktadır. Sınava gireceklerin kendisine uygun okulu seçmesi ve aşağıdaki kitapları edinmesi adaylar için hazırlanmış bir kolaylıktır.

Sınava girecek adaylara şimdiden başarılar diliyorum.

Tiyatro Bölümü Olan Okullar

İstanbul Üniversitesi: www.istanbul.edu.tr

İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi: www.deu.edu.tr

Mimar Sinan Üniversitesi: http://www.msu.edu.tr/

Kocaeli Üniversitesi: www.kocaeli.edu.tr

Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi: www.humanity.ankara.edu.tr

Çanakkale 18 Mart Üniversitesi: www.comu.edu.tr

Hacettepe Üniversitesi: www.hacettepe.edu.tr

Erzurum Atatürk Üniversitesi: www.atauni.edu.tr

Süleyman Demirel Üniversitesi: www.sdu.edu.tr

Anadolu Üniversitesi: www.kns.anadolu.edu.tr/

Konya Selçuk Üniversitesi: www.selcuk.edu.tr

Çukurova Üniversitesi: www.cu.edu.tr

Uludağ Üniversitesi: www.uludag.edu.tr


Tiyatro Bölümü Olan Vakıf Üniversiteleri

Haliç Üniversitesi: www.halic.edu.tr

Bilkent Üniversitesi: www.bilkent.edu.tr

Kadir Has Üniversitesi: www.khas.edu.tr

Beykent Üniversitesi: www.beykent.edu.tr

Yeditepe Üniversitesi: www.yeditepe.edu.tr

Maltepe Üniversitesi: www.maltepe.edu.tr

Yüzüncü Yıl Üniversitesi: www.yyu.edu.tr


Yardımcı Kitaplar:

Alıştırmalı Diksiyon Sanatı – Nüzhet Şenbay

Diksiyon Alıştırmaları – Murat Atak

Konservatuvar Sınavlarına Hazırlık – Cezmi Koca

Tiyatro Eğitimi – Yılmaz Arıkan

Yeni Başlayanlar İçin Oyunculuk Çalışması – Özdemir Nutku

Mimik-Rol alıştırmaları ve Temel Tiyatro Bilgisi – Haldun Marlalı

Konuşma Eğitimi – Suat Taşer

Oyunculuk Üzerine Aykırı Düşünceler – Diderot

Bir Aktör Hazırlanıyor – Stanislavski

Oyunculuk El Kitabı – Berlin Devlet Oyunculuk Okulu Öğretim Görevlileri

Sahnede Yaratıcılık (Playback Tiyatrosu) – Deniz Altınay

Aktörlük Sanatı – Stella Adler

Rol Yapmayın Lütfen (Tiyatro ve Sinema Oyunculuğuna Hazırlık) – Eric Morris – Joan Hotchkıs

Fütursuz Oyunculuk (Oyunculukta İşçilik Süreci) – Eric Morris

Ya Vezirsin Ya Rezil (Türkçeyi Doğru Etkili ve Güzel Konuşma Kit-hapı) – Dilek Öztekin
İhsan Ata