Bursa Merkez Bed Eğitim Danışmanlık

Bu kursu paylaş
0 Yorum

BED Eğitim Danışmanlık

merkez, BURSA
KURUMSAL ÜYE
Verdiği Kurslar: Oyunculuk Kursu , Kurum İçi İletişim Teknikleri Eğitimi Kursu , Hızlı Okuma Kursu , Diksiyon Kursu , EFT Kursu , EMDR Kursu , Görgü Kuralları Kursu , Hafıza Teknikleri Kursu , Nefes Koçluğu Kursu , NLP Kursu , Öğrenci Koçluğu Kursu , Satış Koçluğu Kursu , Spor Koçluğu Kursu , Stres Yönetimi Kursu , Zaman Yönetimi Kursu , Yaşam Koçluğu Kursu , Okuma Yazma Kursu

Kurs/Özel Ders Veren Hakkında Özet Bilgi:
BED Eğitim Danışmanlık, BURSA MERKEZ ve civarında hizmet vermekte olup 06.08.2018 tarihinden itibaren kursbudur.com ailesinin bir üyesidir. BURSA ilinde hizmet veren 745 kurs/özel ders verenden 97 . sıradadır. Başta Diksiyon olmak üzere 17 farklı kurs/özel ders vermektedir. BED Eğitim Danışmanlık, 5 gelen talepten 3 tanesine teklif vermiştir.

Kurs/Özel Ders Veren Hakkında
          BED Eğitim Danışmanlık; Sektörde öncü, hizmetinde örnek ve müşterinin ilk tercih ettiği danışmanlık firması olarak edindiği başarıyı kalıcı kılmak vizyonuyla; uzman kadrosuyla doğru, güvenilir ve etik değerlere uygun, çözüm odaklı danışmanlık hizmeti vermek misyonuyla, çözüm ortağı olan şirketlerle beraber faaliyet göstermektedir.
          Uzman kadromuzla; Kurumsal Eğitimler, İnsan Kaynakları Eğitimleri, Dış Ticaret Eğitimleri, Kamu Kurumları Eğitimleri, Danışmanlık Hizmetleri ve Kişisel Gelişim Eğitimleri olmak üzere yaklaşık 30 farklı alanda hizmet vermekteyiz.
         Ayrıca Kişisel Gelişim Eğitimlerinden; Yaşam Koçluğu, Sinema, Pratik İngilizce, Tiyatro, Diksiyon ve Beden Dili, Doğru Nefes Alma Teknikleri gibi eğitimlerde öncü markayız.
         BED Eğitim Danışmanlık; sektörde fark yaratarak yoluna devam etmektedir.
www.beddanismanlik.com  


Fotoğraflar
BED Eğitim Danışmanlık BED Eğitim Danışmanlık BED Eğitim Danışmanlık BED Eğitim Danışmanlık BED Eğitim Danışmanlık BED Eğitim Danışmanlık


Verilen Kursların Ayrıntıları
TEMEL OYUNCULUK ATÖLYESİ

Herhangi bir sinema, dizi, reklam ya da tiyatro oyununda rol aldınız veya alacaksınız. Oyunculuk okullarında eğitim aldınız veya kurslara gittiniz. Belki tiyatro da oynadınız ancak bu güne kadar hiç kamera önü tecrübeniz olmadı. “Tekliye geçiyoruz”, ”devamlılık”, ”amorsa geçtik” gibi set deneyimleri size hiçbir şey ifade etmiyor. Sinemada ve televizyon dizilerinde olmayı her şeyden çok istiyorsunuz. Ama rolün hazırlık aşamasında neler yapmanız gerektiğini bilmiyorsunuz.

Oyunculuk, hayallerinizi süsleyen bir meslek dalı ama bugüne kadar bir türlü fırsat bulamadınız. Başka bir iş yapıyorsunuz ama yıllardır yapmak isteyip yapamadığınız oyunculuğu da yapmak istiyorsunuz. Acil yardıma ihtiyacınız var.  Belki bir takım oyunculuk okullarında kendinizi geliştirmeye çalıştınız ama provadaki hesap setteki gerçeğe uymadı. Bu program ile kamera önünde ne yapmak ne yapmamak gerektiğini role hazırlanmayı setteki ortamdan etkilenmeden nasıl konsantre olup olmayacağınızı öğreneceksiniz.
İletişim Nedir?
İletişim Çeşitleri
Empatik İletişim Nedir?
İletişimde Uyum ve Ahenk
Sözsüz İletişim
Beden Dilinin Etkin Kullanımı
İletişim Tarzımız
İletişim Engelleri ve Aşma Yolları
Kazan-Kazan İlkesi
Yanlış Dinleme
Etkin Dinleme
Soru Sorma İlkeleri
3 Sandalye Metodu
Eleştiride Sandviç Metodu
Duygusal Kredi Hesabı
Farklı İnsan Kişilikleri ve Özellikleri
Kişilik Tiplerine Göre İletişim
İnsanların Dünyayı Algılama Biçimleri
Algılama Biçimlerine Göre İletişi
Hızlı Okuma Teknikleri
Günümüzde kabul gören yanlış vardır. Bu hızlı okumanın anlamayı engellemesi şeklinde kabul gören bir gerçektir. Fakat yavaş okuyarak anlama oranını düşürüyoruz.

Bunu şöyle düşünelim, yavaş okuyan bir insanın okurken, aklından bir sürü düşünce geçer ve okuduğunu anlamadığı için sürekli başa dönmektedir. Oysa hızlı okuyan bir kişinin, aklına farklı düşünceler gelmez ve okuduğunu daha rahat anlar, ayrıca zamandan da tasarruf eder.

Okuma ve anlama hızınızı geliştirmek, gün boyunca okumak zorunda kaldığınız gazete, dergi, kitap, dosya, rapor, e-mail, vb. gibi materyalleri çok daha kısa bir zaman içinde okuyup bitirmenizi sağlayacak. Günde okumaya harcadığınız 1,5–2 saatlik zamanı 45–50 dakikaya indirebilir, okumaya vakit bulamadığınız sayısız kitabı okuyup bitirebilir, haftada 7–8 saat zaman kazanarak ailenize ve sosyal yaşamanıza çok daha fazla zaman ayırabilirsiniz.

Kitap okuma günlük hayatımızı kolaylaştıran ve hayattan zevk almamızı sağlayan, oldukça yararlı bir faaliyettir. Kitap okuma günlük hayatımızı kolaylaştırdığı gibi, beynimizin gelişmesine de büyük katkı sağlar. Beyin bilindiği üzere iki lob’dan meydana gelmektedir. Kitap okumayan bir insan, sadece televizyon izleyerek beyninin bir lob’unu çalıştırır, bu ise beyin gelişimine engel olmaktadır. Beyinin gelişmesi için, lobların her ikisini dengeli olarak çalıştırmamız gerekir.

EĞİTİM UYGULAMA ŞEKLİ: Teorik ve Pratik

EĞİTİMİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Eğitimin başında ve sonunda yapılan portföylerin analiz edilmesi, kişinin bu eğitimle neler kazandığının, okumasının ne kadar arttığının ve bu eğitimin bundan sonra kişiye neler kazandıracağının değerlendirilmesi.
İş hayatımızda, sosyal yaşantımızda ve toplum içindeki her sahada kendini doğru ifade edebilen, beden dilini etkin kullanan, düzgün ve akıcı Türkçe konuşan, donanımlı kişiler olabilmek artık zor değil. Sözlü ve sözsüz iletişim becerilerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla yapılan "Diksiyon, Etkili İletişim ve Beden Dili" Kursu, katılımcıların özellikle iş yaşamında etkili konuşma, etkili iletişim tekniklerini ve beden dilini nasıl kullanabilecekleri konusunda bilgi ve becerilerini artırmayı amaçlamaktadır.

EĞİTİMİN HEDEFİ :


Kurallarına uygun, akıcı ve anlaşılır konuşma becerisini,
Bireyin kendini etkili bir biçimde ifade edebilmesini,
Topluluk önünde konuşurken heyecanını kontrol edebilmesini,
Ses bilim açısından tüm seslerin doğru ve güzel söylenebilmesini,
Bireyin, sesini etkili bir biçimde kullanabilmesini,
Bireyin beden dilini etkili bir biçimde kullanabilmesini sağlamak.

EĞİTİMİN İÇERİĞİ :


Topluluk önünde konuşurken soluğun denetimi
Sesin etkili kullanımı,ses eğitimi
Doğru sesletimin önemi
Ünlülerin doğru çıkarılış biçimleri ve <ğ> ile kullanımı
Ünsüzlerin doğru sesletimi
Yazı dili ile konuşma dili arasındaki ayrımlar
Türkiye Türkçesinin standart konuşma (İstanbul ağzı) kuralları
Konuşma aygıtımıza esneklik kazandırma
Akıcı ve anlaşılır konuşmanın sağlanması
Süre,tonlama,ezgi,vurgu,ulama,kavşak,durak vb. kurallar
Hitabet
Beden dilinin kullanımı

KİMLER KATILABİLİR : GENEL EĞİTİM (14 yaş üzeri)

EĞİTİMİN SÜRESİ :   21 Saat- 7 Hafta

EĞİTMEN: Deniz ÇEVİK

EĞİTMENİMİZİN YAPTIĞI ÇALIŞMALAR:

1995 yılındaTRT de 13 bölümlük çoçuk dizisinde rol aldı.
Ankara Turkuazmedia;Diksiyon, Doğru ve Güzel Konuşma Seminerleri verdi – 2006
Ankara Video Prodüksiyon; Temel Dublaj Tekniği Seminerleri verdi-2001-2006
TRT ve özel stüdyolarda dizi ve filmlerde dublaj ve yönetmen yardımcılığı yaptı-1989-halen
Akpınar kültür ve spor merkezi;Diksiyon-iletişim eğitimi verdi-2007-mayıs2009
AS TV(Bursa) ‘Her Şey Senin İçin’ Programı yapımcılığı ve sunuculuğunu yaptı – 2008
Bursa Sancak fm 88,3 Programcı-mayıs2009-ocak2010
Osmek-Diksiyon Öğretmeni-ocak 2010
Duygusal Arınma Tekniği – EFT Eğitimi

(Emotional Freedom Techniques)

Duygusal Arınma Tekniği-EFT öfke, üzüntü, endişe, korku gibi olumsuz duyguları, fobileri, geçmişten kalan tüm izleri, geleceğe ait endişeleri arındırmak için parmak uçlarıyla vücuttaki meridyen noktalara hafif vuruşlarla yapılan bir tekniktir. Amerikalı bir klinik psikoloğun ve Amerikalı bir mühendis ve NLP uzmanının bulduğu bu teknik tüm dünyada psikologlar tarafından da uygulanmaktadır. EFT’nin başarı oranı %97dir.



•    Duygusalarınma Tekniği-EFT cok hızlı, dakikalar içinde sonuç alınabilecek bir tekniktir.
•    Hayat boyu güvenle her alanda kullanılabilir.
•    Hayatında gelişim, huzur, aydınlık isteyenler bu teknikle kendi yaşamlarındaki tıkanıklıkları temizleyebilirler.

Duygusal ArınmaTekniği-EFT ile temizlenebilenecek konular çok geniş bir alan içermektedir.  Bunlardan bazıları şunlardır:

•    İlişkilerle ilgili sorunlar
•    İş hayatıyla ilgili sorunlar (Başarısızlık korkusu, sunum korkusu, stres, endişe gibi)
•    Fobiler (kedi, kopek, kapalı mekan, karanlık, uçak korkusu)
•    Kilo sorunu
•    Bağımlılıklar (sigara, yemek gibi)
•    Sosyal fobi, topluluk önünde konuşma sorunları)
•    Güvensizlik sorunları
•    Cinsel problemler
•    Fiziksel ağrılar (başağrısı, mide bulantısı gibi psikosomatik durumlar)
•    Depresyon

* Duygusal Arınma Tekniği – EFT Eğitimi bir tam günlük eğitimdir.
* Eğitimde katılım sertifikası ve eğitim kitapçığı verilmektedir.
* Eğitimi grup ya da bireysel olarak alabilirsiniz.

DUYGUSAL ARINMA TEKNİĞİ – EFT NEDİR?

Açılımı Emotional Freedom Techniques, yani Duygusal Arınma Tekniği olan EFT, bilincimizi, doğduğumuz andan itibaren bugüne dek yaşadığımız bir olayın bıraktığı duygusal kayırlardan ve izlerden, sadece parmaklarımızı kullanarak, birkaç dakikada arındırabileceğimiz, zihnimizi vücudumuz vasıtasıyla iyileştirebileceğimiz bir terapi yöntemidir. Çok eski iyileştirme yöntemleri olan Akupunktur, Akupresür ve Reiki ile yakın tarihte geliştirilmiş bir teknik olan NLP’nin bir bakıma birleşimi olan Duygusal Arınma Tekniği – EFT, bu yöntemlerde de kullanılan temek kavramları esas alır. EFT’nin uygulaması oldukça basittir ve arınma diğer klasik terapi yöntemlerine göre çok daha hızlı bir şekilde oluşur.



Vücudumuzda bütün organlara ve dokulara ulaşan belli enerji merkezleri (chakralar ve meridyenler)  var. Bu merkezler sayesinde evrenden bedenimize enerji alıp veriyor ve yaşamımızı sürdürüyoruz. Bu enerji merkezlerinde çeşitli nedenlerden dolayı oluşabilen tıkanmalarsa hastalanmamıza neden oluyor. Bu blokajlar, fiziksel hastalıklara yol açmasının yanı sıra, duygularımızı da etkiliyor. Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her olay, her yaşadığımız duygusal tecrübe, vücuttaki enerji sistemimizin etkilenmesine neden oluyor. Yani  meridyen ve chakra sistemimiz ve psikolojimiz birbirine karmaşık bir bağla bağlı.

İşte  Duygusal Arınma Tekniği – EFT bu enerji sistemindeki blokajları açıp, bu blokajların yol açtığı, acı, kızgınlık, endişe, stres, öfke, korku, özlem  gibi olumsuz duyguları yok ediyor. Geçmişte yaşadığımız travmatik bir olayı her hatırladığımızda ortaya çıkan olumsuz duygu, bu ikisini birbirine bağlayan köprü vaziyetindeki blokaj ortadan kalkınca kayboluyor. Artık o olayı hatırlıyor ama hiçbir şey hissetmiyoruz.

Duygusal Arınma Tekniği-EFT’ nin uygulanması oldukça basit. Bütün teknik, duygusal sorunu tespit edip, ona odaklanıp ve sonra da bu odaklanma sırasında vücudumuzdaki meridyen noktalara parmak uçlarımızla, belli sayılarda hafif hafif vurmaktan oluşuyor. Bunu uygulamak sadece birkaç dakika alıyor. Her an her yerde, kendi kendinize uygulayabiliyorsunuz.

Bir başkasına uygulamak için ise konunun uzmanı olmak şart.

Yurtdışında pek çok klinikte uygulanan Duygusal Arınma Tekniği-EFT’ nin hastalar üzerindeki başarı oranı 80-97 % gibi oldukça yüksek bir oran. Üzerinde uygulama yapılacak duygusal sorunu doğru tespit edip adlandırmak, bu başarıyı yakalamaktaki en önemli bölüm!

Dünyada psikoterapistlerin de yaygın olarak kullanmaya başladığı Duygusal Arınma Tekniği-EFT  şu sıralarda American Pyschotherapists Association (Amerikan Psikologlar Derneği) tarafından resmi olarak onaylanmak üzere.

DUYGUSAL ARINMA TEKNİĞİ – EFT TARİHÇESİ

Duygusal Arınma Tekniği-EFT, Amerikalı bir mühendis ve NLP uzmanı olan Gary Craig’in Amerikalı klinik psikolog Roger Callahan’in (Thought Field Therapy) Düşünce Alanı Terapisi’nden yola çıkarak geliştirdiği bir yöntemdir.

Roger Callahan normal psikoterapinin yanı sıra doğu felsefelerini  ve tekniklerini de uzun yıllar araştırır. Su fobisi olan bir hastasını tedavi ederken,  hastanın “Suyun düşüncesi bile midemi bulandırıyor!” demesi üzerine Roger Callahan’ın aklına, hastasının mide ile doğrudan bağlantılı  meridyenine hafifçe vurmak fikri gelir. Hemen gözün altındaki bu meridyene yapılan vuruştan sonra hastanın mide bulantısı geçtiği gibi çok daha şaşırtıcı bir sonuç ortaya çıkar. Bir buçuk yıldır süren tedavi boyunca ilerleme kaydedilemeyen su fobisi, ortadan mucizevi bir şekilde kalkmıştır! Hatta buna inanamayan Callahan, hastaya en yakındaki havuza gitmeyi teklif eder ve daha önce suyun yakınına gidemeyen hasta, havuz suyuyla sevinç içinde yüzünü yıkar.

Vücuttaki meridyen sistemi üzerine kurulu bu metot,“ Thought Field Therapy” yani Düşünce Alanı Terapisi adıyla bilinmektedir.

( Callahan’in bu konuyla ilgili kitapları : The Five Minute Phobia Cure, Why You Eat When You Are Not Hungry ve The Rapid Treatment of Panic, Agoraphobia and Anxiety )

Callahan’in bu buluşundan yirmi yıl kadar sonra  ise Amerikalı bir mühendis ve NLP uzmanı olan Gary Craig, Callahan’ın tekniğini daha sadeleştirip, kolay kullanılabilir hale getirir ve Duygusal Arınma Tekniği- EFT de böylece ortaya çıkar.

Bugün dünyanın pek çok yerinde kliniklerde veya merkezlerde EFT uzmanları, doktorlar ve psikologlar tarafından da uygulanan Duygusal Arınma Tekniği- EFT’nin başarı oranı % 80-97 olarak kaydedilmiştir.
EMDR Nedir?

EMDR, Türkçe açılımıyla Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme, güçlü bir psikoterapi yaklaşımıdır. Bugüne kadar her yaştan yaklaşık 2 milyon kişinin farklı tiplerde psikolojik rahatsızlıklarının başarıyla tedavi edilmesini sağlamıştır.

EMDR Nasıl Geliştirildi?

EMDR’nin gelişimi 1987 senesinde, Dr. Francine Shapiro’nun göz hareketlerinin rahatsız edici düşüncelerin şiddetini azaltabildiğini tesadüfen keşfetmesiyle başladı. Dr. Shapiro bu etkiyi travmaya maruz kalmış kişiler üzerinde bilimsel olarak inceledi ve tedavide sağlanan başarıyı gösteren çalışmasını yayınladı (Journal of Traumatic Stress, 1989).

O tarihten itibaren EMDR, tüm dünyadan terapistlerin ve araştırmacıların katkılarıyla hızla gelişti. Günümüzde EMDR, birçok farklı terapi ekollerinden ögeleri içeren, farklı tanı almış durumlara özel standartlaştırılmış protokolleri bulunan, bütüncül bir terapi yöntemidir.

EMDR Nasıl İşliyor?

EMDR teorisinin altyapısını oluşturan Adaptif Bilgi İşleme Modeline göre beyin, fizyolojik temelli bir sistemle, her yeni deneyim aracılığı ile kendisine ulaşan bilgiyi işler ve işlevsel hale getirir. Duygu, düşünce, duyum, imge, ses, koku gibi bilgiler işlenip ilişkili anı ağlarına bağlanarak bütünleşir. Böylece o deneyimle ilgili öğrenme gerçekleşir. Edindiğimiz bilgiler gelecekte tepkilerimizi uygun bir şekilde yönlendirmek üzere depolanmış olur.

Bu sistem normal çalıştığında ruh sağlığını ve insan gelişimini öğrenme yoluyla desteklediği için adaptif, uyumlu bir mekanizma olarak kabul edilir.

Travmatik veya çok fazla rahatsız eden olaylar yaşandığında bu sistem bozuluyor gibi gözükmektedir. Yeni bilgi işlenip mevcut anı ağına entegre olmaz. Deneyimi anlamlandırabilmek için anı ağlarındaki işlevsel bilgilerle bağlantı kurulamaz ve akıl sağlığına uygun sonuçlar çıkarılamaz. Sonuç olarak öğrenme gerçekleşmez. Duygular, düşünceler, imgeler, sesler, beden duyumları yaşandığı haliyle depolanır. Bu nedenle bugün yaşanan bazı durumlar bu izole kalmış anıları tetiklerse, kişi o anının bir kısmını ya da bütününü yeniden yaşar gibi etkilenir.

EMDR’ye göre rahatsızlıkların, olumsuz duygu, düşünce, davranış ve kişilik özelliklerinin arkasında uyum bozucu, işlev bozucu, işlenmeden ve izole bir şekilde depolanmış bu tür anılar yatar. Kişinin kendisi ile ilgili olumsuz inançları (örn: Ben aptalım), olumsuz duygusal tepkileri (başaramamaktan korkma) ve olumsuz somatik tepkileri (sınavdan önceki gece karın ağrısı) problemin kendisi değil, semptomları, bugünkü dışavurumlarıdır. Bu olumsuz inanç ve duygulara yol açan işlenmemiş anılar şimdiki zamandaki olaylar tarafından tetiklenmektedir.

Doğal afetler, büyük kazalar, kayıplar, savaş, taciz, tecavüz gibi önemli travmaların yanı sıra, başta çocukluk çağı olmak üzere her yaşta yaşanan ve etkisi travmatik olan her tür yaşantı; günlük hayatta aile, okul, iş çevresinde yaşanan olumsuz olaylar, şiddete maruz kalmalar, aşağılanmalar, reddedilmeler, ihmal ve başarısızlıklar işlenememiş anılar arasında yer alabilirler.

EMDR, bu tür izole anıların işlenmesini sağlayan fizyolojik temelli bir terapidir. Beynin zamanında yapamadığı işlemi yapmasını sağlar. Kilitli kalmış anı ile diğer anı ağları arasında ilişki kurulması, öğrenmenin sağlanarak bilginin adaptif bir şekilde depolanması mümkün olur. Danışan artık rahatsız olmaz ve anıyı yeni ve sağlıklı bir perspektiften görür.

EMDR terapisi ile sadece semptomlar ortadan kalkmaz. Yeni bakış açısının kazandırdığı pozitif inançlar ve olumlu duygular kişinin kendisine, ilişkilerine, dünyaya bakışını da olumlu yönde değiştirip kişisel gelişim sağlar.
Protokol kelimesi geniş anlamda iş ve sosyal yaşamda uygulanması gereken kurallar toplamıdır. Protokol kuralları, önce işletmenin iş saygınlığının koruyucusu olduğu kadar, işletmeler arası ilişkilerde şekil yö­nünden izlenmesi gereken yolu gösterir.

Protokol kuralları, ayrıca, toplum yaşamında sosyal davranış kuralları ile birleşik ve iç içe uygulanır. Çağdaş toplumlarda, kişisel ve ailesel hayatın evrensel olarak benimsenen dokunulmazlığı saklıdır. Ancak özellikle resmî görevlerde bulunanlardan, tüm diğer meslek ve alanlarında hizmet verenlere kadar, insanların kendi yaşantı ve sosyal ilişkilerini kesin bir sınırla resmî özel ayırımına tâbi tutmaları olanaksızdır.

İnsanın, hangi meslek ya da alanda olursa olsun amacı, toplumda güvenilirlik ve saygınlık yaratmaktır. Sürekli başarı ve mutluluk buna bağlıdır. Toplum içinde kişilik, insanın çevresinde belirli bir yer kazanmasıdır. Ancak bu, öğrencilik yıllarından başlayarak gelişen ve kendini çevresine yavaş yavaş kanıtlayan bir olgudur. İnsanların kişiliği belirginleştikçe, toplumdaki ilişkileri daha çok ilgi toplar ve aynı zamanda bu ilişkiler daha yakından izlenir, gözlenir.



KURSUN  İÇERİĞİ:

Protokol ve Görgü
Protokol Nedir?
Güvenilirlik ve Saygınlık
Görgü Terbiye Nezaket Zarafet
Hitap Şekilleri
Genel
Astların Görevleri
Bayanlarla İlgili Hitap Şekilleri
Dikkat Edilmesi Gerekli Diğer Hususlar
Mektuplarda Hitap Şekli
Telefonla Konuşma
Telefonla Konuşmada Temel Nezaket Kuralları
Kıyafet
Ana İlkeler
Güzel Giyinmek
Hanımlar İçin Kıyafet
Renkler
Selamlaşma
Selamlamanın Önemi
Selamlamada Temel Kurallar
Selam Vermeyecek Olanlar
Toplumda Selamlaşma
Genel Nezaket Kuralları ve Davranış Usulleri
Hafıza Teknikleri - Zihin Haritaları
Bu eğitim sonrasında, hatırlamayı hedeflediğiniz herhangi bir veriyi aklınızda tutmak için hafızanızı etkili bir şekilde kullanabileceksiniz – bunu yapabilmek, bilgi fazlalığıyla her an karşılaştığımız çağımızda muhteşem bir kazanç olacaktır. BED Bursa Eğitim Danışmanlıktan alacağınız eğitim sayesinde zihinsel becerilerinizi geliştirecek ve bunları, listeleri, isimler, yüzleri, sayıları, telefon numaralarını ve daha birçok bilgiyi hatırlamakta kullanabileceksiniz.

Bu eğitimden öğrenecekleriniz, akademik başarıdan, profesyonel performansa ve sosyal özgüvene kadar hayatınızın her yönünü değiştirecek. En değerli varlığınızı ihmal etmeyin- hafızanızı geliştirerek hemen daha fazlasını başarın!

Hafıza Teknikleri İle…

Sınırlarınızı kaldıracaksınız!
Zihninizi özgür bırakacaksınız!
Derslerin zor olmadığının, onları zorlaştıranın kullandığınız yöntemler olduğunun farkına varacaksınız!
Bir konuyu klasik yöntemin ¼ süresinde çok daha verimli bir şekilde öğreneceksiniz!
Kendinize olan güveniniz artacak!
Bilgiyi tek seferde kodlayacaksınız!
Gördüğümüz, duyduğumuz, işittiğimiz tüm veri ve bilgileri alıp sakladığımız ve gerektiğinde hatırladığımız alana hafıza diyoruz.
Bazı kişilerin hafızaları çok iyidir bazılarının ise kötü. Hafızası güçlü olan kişiler ne yapıyorlar da gördüğü kişinin ismini, yüzünü hemen hatırlayabiliyorlar.
Ya da işittiği telefon numarasını gerektiğinde hatırlayıp söyleyebiliyorlar?
Gerek öğrenciler gerekse yetişkinler günümüzde hatırlamamaktan ya da öğrendiklerini kısa sürede unutmaktan şikayet etmekteler.
Hafıza Geliştirme Teknikleri sayesinde öğrendiklerinizi daha kolay hatırlayabilir ve daha uzun süre hafızanızda tutabilirsiniz.
Maddeler halindeki bir metni kolayca hafızanıza alabilirsiniz.
Derslerde bu teknikleri kullanarak sınavlarda daha başarılı olabilirsiniz.
İş hayatında bu teknikler sayesinde günü daha kolay planlayabilir, gelen mailleri ve randevuları rahatlıkla hatırlayabilirsiniz.
İsim ve yüzleri hafızanıza alarak kolaylıkla hatırlayabilirsiniz.
Güçlü bir hafızaya sahip olarak daha kolay iletişim kurabilirsiniz.
Tüm bu teknik ve uygulamaları Hafıza geliştirme teknikleri eğitmenlik programında bulacaksınız.
KURSA KİMLER KATILABİLİR:

Öğrenciler
Anne-Babalar
Yöneticiler
Öğretmenler
Öğrenci Koçları
Kendi zihinsel potansiyelinin farkına varmak isteyenler
Doğru Nefes Alma Teknikleri

Şüphesiz nefes alıp verebilmek sağlıklı insanlar için her zaman yapılan kolay bir aktivite gibi görünse de, insanların büyük çoğunluğunun ciğerlerinin dörtte birini veya beşte birini kullandıkları saptanmıştır. Bir çok insanın soluk alışverişi yüzeysel ve çabuk olduğu için akciğerler tam kapasitesiyle kullanılamamaktadır

Yanlış nefes almanın zararları neler?
“Nefes yaşam demek ve nefes yoksa yaşam da yok. Nefesi doğru almadığımızda çok daha çabuk hastalanıyoruz. Çünkü organlara yeterinde nefes gitmediği için beslenemiyorlar. Nefes tam değilse Sinirli ve gergin bir yapıya sahip oluyoruz. Hayatı daha kopuk yaşıyoruz. Anı yaşamaktansa tuttuğumuz nefesler nedeniyle geçmişte yaşıyoruz. İçinizde toksinler, negatif duygu ve düşünceler biriktiriyoruz. İlişkilerimiz güçsüzleşiyor. Affetmediğimiz için aynı deneyimleri tekrar ve tekrar yaşamaya devam ediyoruz. En doğal halimizden uzaklaşıyor ve başkaları için yaşamaya başlıyoruz. Aslında içimizdeki çocuğu öldürüyoruz bir nevi.”

EĞİTİMİN HEDEFİ:

Horlama
Depresyon
Korku ve Endişe
Panik atak
Kekemelik
Reflü
Zayıflama
Uykusuzluk
Dikkat dağınıklığı
Öğrenme zorluğu
Sınav heyecanından
Doğru nefes alma teknikleri ile kurtulabilirsiniz.
Atölye çalışmalarını kapsayan eğitimle; kişilerin nefes alma bozukluklarına bağlı rahatsızlıklardan kurtulma, sorunlarla başa çıkma becerilerinde, yaratıcılıklarında, öz güven ve öz saygılarında artışlar amaçlanmaktadır.

EĞİTİM İÇERİĞİ:

Nefes teknikleri
Nefes uygulamaları
Nefes meditasyonları
Nefes terapileri
Nefes farkındalık çalışmalarını içermektedir.
NLP Nedir ?

NLP, yaşamımızda üzerinde düşünmeden, otomatik olarak gerçekleştirmiş olduğumuz algılama, düşünme ve davranış süreçlerini, bilinçli hale getirme ve geliştirmede üzerinde yapılan araştırmalar sonucunda, zihnin işleyişi ile ilgili, yetmişli yılların sonlarına doğru Amerika'da geliştirilmiş bir model ve metodolojidir.

Dilbilimci Prof. John Grinder ve Matematikci - Gestalt Terapisi uzmanı Dr. Richard Bandler tarafından olağan üstün başarılı terapi uzmanlarının analiz edilmesi ile model haline getirilen NLP teknikleri, Psikoloji, Sibernetik, Nöroloji, Filoloji gibi bilimlerin ışığında geliştirilip artık günümüzde terapi alanının dışında, yönetim, eğitim, sağlık, aile, satış ve spor bilimlerinde de başarılı bir şekilde kullanılabilmektedir.

Kişisel yetenek ve becerilerin açığa çıkarılıp pekiştirilmesinde kullanılan NLP, duygu, düşünce ve davranış kalıplarını bilinçli hale getirip hedef odaklı ve yapıcı bir şekilde geliştirmede kullanılan bir dizi yöntemler sunar.

NLP'nin altyapısını, insanların çevrelerini nasıl algılayıp ne şekilde tepki gösterdikleri, nasıl iletişim kurdukları ve davranış kalıpları üzerinde yapılan araştırmalar oluşturur.

NLP de bu tür araştırmalar özellikle kendi alanlarında çok başarılı olan insanların stratejileri üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Buna NLP de "Modelleme" (Modelling) denir ve günümüzde hızlı öğrenme "Accelerated Learning" in önemli bir parçasıdır.

NLP araştırmaları sonucunda geliştirilen bilgi teknik ve yöntemler, insanlar arasındaki iletişimi pekiştirmede kullanıldığı gibi, hedef ve çözüm bulma süreçlerinde de yıllardır başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

NLP = Neuro Linguistic Programming

Neuro ile; insanların görme, işitme, hissetme, koklama ve tatma duyuları ve bu duyuların yönetildiği beyin ve sinir sistemi vurgulanır.

Linguistic ile; yaşam deneyimlerinin dil vasıtası ile kodlanması, dilin deneyim edinme ve değişim süreçlerindeki etkisi vurgulanır.

Programming ile arzu edilen değişiklikleri gerçekleştirmek üzere, duygu, düşünce ve davranışlarımız üzerinde, bilinçli veya bilinçdışı akıl yardımıyla yapılan yeniden düzenleme biçimi vurgulanmaktadır.

Kazanımlar;

1. NLP'nin tarihçesi, varsayımları ve koçluk sürecinde kullanılabilecek alanlarını öğretmek,

2.  Kişinin hedef ve stratejiler oluşturabilme sürecine farklı teknikler ile yaratıcılık katmak,

3.  Kişinin ilişkilerinde daha güçlü gözlemlerde bulunması sağlamak,

4.   Kişinin bütünsel karar alma stratejilerini uygulayabilmesini sağlamak,

5.   Kişinin duygusal zekasının  kullanmasını sağlamak,

6.  Kişinin kendisi ve çevresi ile daha etkili iletişim kurmasını desteklemek,

7. Kişinin  çevresindeki insanların beden dilini ve dil kalıplarını daha güçlü gözlemlemesi sağlamak,

8.  Kişinin motivasyonunu arttıracak güçlü dil kalıplarını kullanmayı öğretmek,

9. Kişinin kendi zihinsel sürecini yapılandırmasını sağlayacak bakış açıları kazandırmak,

10. Kişinin güçlü kaynaklarına ulaşabileceği alternatif teknikleri öğretmek,
ULUSLARARASI ONAYLI SERTİFİKALI ÖĞRENCİ KOÇLUĞU

Öğrenci koçluğu ile öğrencinin düşünme sistemi olumlu yönde gelişir, öğrenci içsel kaynaklarını daha etkili ve verimli kullanmasını öğrenir. Koçunun rehberliğinde öğrenci, kendini daha iyi tanır, hedefini doğru olarak belirleyip bunu gerçekleştirmek yolunda adımlar atar.

Kötü öğrenci yoktur, sadece kendine ve öğrenme yeteneğine güvenmeyen öğrenci vardır. Hepimizin kendine özgü bir potansiyeli vardır. Bu potansiyeli fark ederek ortaya çıkarmak öğrenci koçluğu çalışmasının özünü oluşturur.

Öğrenciler 5 ila 25 yaş arasındaki uzun sürede, gelecekteki meslek yaşamlarını hatta hayat tarzlarını oluşturmak için değişik kurumlarda öğretim görürler. Bir yandan da bu süreçte kişilik ve kimlikleri oluşur. Eğitim sistemimiz daha fazla öğretim ağırlıklıdır. Bu nedenle örgün eğitimde öğrencilerin kimliklerini bulma,  yeteneklerini saptama, isteklerini, amaçlarını, hedeflerini tespit etmelerinde ve sosyal kişiliklerini oluşturmalarında yeterince çalışma yapıldığını söylemek güçtür. Bu eksiklik öğrencilerin motivasyon güçlerini, azimlerini, kendi temsil sistemlerini, çalışma yöntemlerini, özgüvenlerini, becerilerini, dengelerini, performanslarını doğru yönlendirme ve kullanma konusunda kesinlikle aile ve okul dışında başka bir yol arkadaşına ihtiyaç duymalarına yol açmıştır.

Öğrencinin doğuştan gelen özelliklerinin ve temel aile yapısının üzerine kendi öz kimliğini oluşturma sürecinin en önemli dönemini yaşarken oluşan yalnızlık ve yöntemsizlik ilerideki hayatında çeşitli krizlerle karşısına çıkacaktır. Pek çok insan, hayatının orta yerlerinde yorulup, yürüdüğü yolun kendisine ait olmadığını düşünmeye başlar. Oysaki şekillenme sürecinde eğitimli danışmandan profesyonelce yardım alanlar daha doğru yöntemleri uygulayarak bu süreci başarıyla atlatırlar.

Öğrenci Koçu, öğrencinin kendi özbenliğini tanımasını sağlayıp, öğrenme teknikleri, hedef belirleme teknikleri, hızlı okuma ve okuduğunu anlama teknikleri ve diğer uygulama teknikleriyle, öğrencinin yaşama entegre olmasını, yolunu en baştan doğru çizmesini sağlar.

İNSANLARI BİRBİRİNDEN FARKLI KILAN NEDİR?

İnsanların geçmiş yaşantıları, aileleri, aileden, okuldan ve sokaktan aldığı eğitim süreci, kişilik ve karakter özellikleri, insanlardaki düşünüş ve davranış farklılıklarını oluşturmaktadır. İnsanların hayat karşısındaki tutumları üç ana grupta incelenebilir:

“Herşey Doğuştan”cılar: Yaşamlarındaki her şeyin nedeni olarak geçmişlerini, ailelerini, bulundukları ortamı… gösterirler. Onlara göre hayatlarının üzerinde herhangi bir kontrol güçleri yoktur. Herşey alınlarında yazılıdır ve onlar doğuştan onlara verilen yaşam rolünün pasif oyuncusudurlar. Dolayısıyla da çalışıp çabalamak sonucu değiştirmeyecektir. Herhangi bir olumsuzluk yaşadıklarında ya “Allahım ben bu dünyaya niye geldim?” diye sorarlar ya da “Şanssızlık benim anlıma yazılmış, bütün kötülükler terslikler beni buluyor.” diye sızlanırlar.

“Ben Yapmadım O/Onlar Yaptı”cılar: Bunlara göre olan bitende bunların hiçbir rolü yoktur. Herşeyi belirleyen çevresindeki diğer kişilerdir. Onlar zayıf almazlar öğretmenleri verir. Onlar evden geç çıkmazlar, otobüs kaçar. Onlar kıskançlıkları vıdıvıdılarıyla sevgililerini bezdirmezler sevgilileri onları terk eder. Onların kulakları sürekli dışarıya dönüktür başkalarını dinlerler, başkalarının talimatlarıyla yaşarlar.

Hayatı Kucaklayanlar: Onlara göre hayat, hilesiz bir para atışı gibidir. Nasıl ki bir parayı yüzlerce kez attığınızda yazı ve tura gelme şansı yaklaşık eşitse hayattaki olumlu ve olumsuz olayların miktarı da yaklaşık eşittir. Bu nedenle olumsuz olaylara takılıp kalmazlar. Düşseler de kalkmasını bilirler. İçlerinde bulundukları durumun nedeni olarak onu bunu, geçmişi, aileyi, okuduğu okulu… suçlayacaklarına başlarına gelenlerin nedenlerini kendileri ve kendi yaptıkları tercihler olarak görürler. Etraflarındaki insanlardan etkilendikleri gibi onları etkileyebilirler. Dün ve bugün arasındaki genetik ve sosyal ilişkileri reddetmezler ama bunun tamamen belirleyici olduğunu da düşünmezler. Kendilerini geliştirebilirler değişimin büyük ölçüde kendilerine bağlı olduğunu bilirler. Umutlu/Mutlu insanlardır.

PEKİ SEN, HANGİ GRUPTA YER ALIYORSUN?

Yeteri kadar nedeniniz varsa, her şeyi yapabilirsiniz. Jim Rohn
Satışta İknanın   10 Sırrı
Müşterilerle Uyum ve Ahenk Kurma
Temel ve İleri Seviyede Uyumun Unsurları
Duyusal Keskinlik ve Kalibrasyonu Bilmenin Satıştaki Rolü
Beden Dili
Çevre Dili
İletişim ve Dil Unsurlarının Satışta Kullanımı
Soru Sorma Teknikleri
Aktif Dinleme
Ürünle Temas
İtirazlar
İhtiyaçlar
Karar Verme
Satış Kapama
Pareto İlkesi
Öğrenmenin Basamakları
Sporcu Koçluğu Eğitimi

Sporcu Koçluğu Nedir ?

Kişilerin sahaya indirdikleri yaşam mücadelesinde “hayata dair” başka bir pencereden bakış açısı yakalamalarını sağlayan hizmettir. Bireyin daha başarılı olması için neler yapması gerektiğini planlar, kişinin kör noktalarını görmesine yardımcı olur, içinde bulunduğu duygusal ya da fiziksel girdaptan çıkmasına destek olurken, bireyin gerçek potansiyeliyle buluşmasında etkin rol oynar. Başarı ya da başarısızlık sonucunda; sonucun sadece matematiksel ifadelerini ve sonuç tablosunu görmek yerine, sporcuyu bu başarı ya da başarısızlığa götüren etkenleri de görebilmesini sağlar. Hayatın her alanında olduğu gibi sporda da başarı için programlı, zamana bağlı ve çok yönlü bir çalışma sunar.

Sporcu Koçluğu Sporculara Ne Kazandırır ?

Kendi kendini motive edebilme.
Müsabaka sırasında ani olarak karşılaşılana bilecek aksiliklere, tahriklere karşı tedbir.
Daha yüksek konsantrasyon, odaklanma
Duygu kontrolü, baskı altında kontrol
Kaygı ve endişenin giderilmesi
Zihinde canlandırma teknikleri
Takım zihni ve takım ruhu oluşturma
Müsabakayla ilgili oluşmuş yanlış düşünce kalıplarını ve sınırlayıcı inançları değiştirme.
Özgüven arttırmak
Sporda hedef belirlemek
Stres, modern çağın insanlığa en büyük armağanıdır. Yasamın getirdiği değişikliklere ayak uydurmaya çalışırken dengeyi sağlayabilmek; strese sebep olan faktörlerin karsısında farkındalığı arttırır. Bu nedenle katılımcılara stresin özel ve is hayatında ortaya çıkardığı olumsuz yansımalarını en aza indirgemenin profesyonel ve uygulanabilir yöntemlerini öğretmek amaçlanmaktadır.

İçerik        

Stres tam olarak nedir?
Stresle başa çıkma ve stres yönetimi
Stres kaynakları
Stres hakkında yanlış bilinenler
Stres belirtileri
Stresin çeşitleri
Sağlığımızı nasıl etkiliyor?
Stresle başa çıkmada başvurulan savunma mekanizmaları
Stresle baş etmek için uygun olmayan yöntemler
Stresle baş etmek için etkili yöntemler
Kendi stresle başa çikma tarzınızı değerlendirme
Stres altında iletişim içerikli rol oynama ve kamera çekimleri
Günümüzde verimli çalışma gerekliliği, dolayısı ile zamanın etkin kullanımı her meslekten insanın öncelikli konusu haline gelmiştir. Çalışanlar belli bir zaman içerisinde ya daha fazla iş yapmak ya da aynı işi daha kısa zamanda yerine getirmek zorunda kalmıştır. Bu yüzden zamanın akıllıca planlanması ve kullanılması gerekmektedir.

Bu eğitim; ödünç alınamayan, sadece kullanılan ve sürekli kaybedilen varlık olan zamanın israf edilmeden nasıl etkin ve verimli bir şekilde kullanılabileceğini öğretmeyi amaçlamaktır.

Zaman Yönetimi eğitimi, zaman yetmezliği çeken herkese; günlük hayattan kesitler sunarak, zamanlarını daha değerli kılmanın, işlerinde başarılı ve hayatta mutlu olmanın anahtarlarını sunmaktadır.

İçerik

Zaman kavramı
Zaman tuzakları
Zaman planı hazırlama
Profesyonel ve özel yaşamda zaman planının önemi
Farklı sorumluluk ve rollerle baş etme yeteneği
Telefonu ve e-postayı verimli kullanma
Çalışma masası organizasyonu
Ziyaret ve randevuları verimli kullanma
Hayır diyebilmek
İşleri öncelik sırasına koymak
Hedef belirleme
Niçin hedeflerle çalışma?
Etkin hedef koyma ve hedefe ulaşmada zaman yönetimi
Zaman çizelgeleri ile çalışmak
Zaman yönetimi karşısındaki engeller
Acil, önemli işlerin önceliği
Stratejik zaman planı
ULUSLARARASI  ONAYLI SERTİFİKALI YAŞAM KOÇLUĞU VE NLP ATÖLYESİ

Siz bütün kaynaklara ve bütün doğru cevaplara sahipsiniz.
Size, mükemmele yakın "en iyi"nizi buldurmak bizim isimiz.
İzin verin koçluk yöntemi sizin için çalışsın..
Bütünsel Koçluk koltuğu, kendinizi ileri taşıma koltuğudur.
YAŞAM KOÇLUĞU NEDİR?
Yaşam Koçluğu, kişinin bulunduğu noktadan ulaşmak istediği noktaya gitme sürecinde hayatında tatmin ve denge yaratmasıdır.
Yaşam Koçluğu, kişinin kendi doğasını, tam olarak ne istediğini bulabilmesidir.
YaŞam KoçluĞu, yaşamın tüm alanlarında "daha ileri" gitme sürecidir.
Yaşam Koçluğu, kişinin kendi hayatında gelişim ve değişim fırsatını keşfetmesi, yaratabilmesidir.
Yaşam Koçluğu, gelişim ve değişimin doğasını anlamak, kendi yaşamındaki yansımalarını dengeye oturtmaktır.
Yaşam Koçluğu, kendi yaşamına dışarıdan bakmak, içsel doğasını gözlemlemek, anlamak, kendini keşfetmek ve böylece potansiyelini maksimum kullanmak isteyen bireyler için gerçek bir fırsattır.
Yaşam Koçluğu bir süreç programıdır. Çünkü kişinin gelişim ve değişimine koçluk, süreç içinde gerçekleşir.

NİÇİN "YAŞAM KOÇU"NA İHTİYAÇ VARDIR?
Her zaman her şey istediğimiz gibi gitmeyebilir. Yaşam, olaylar ve ilişkiler ağı ile bize bazı deneyimler yaşatır. Bu deneyimlerin içinde hayatın çözmemizi istediği şifreler vardır.
İnsanlar, olaylar ve durumlar, yeniden değerlendirmeyi bekler.
Hatta çoğu zaman düşünce ve duygularımızı, verdiğimiz tepkilerimizi ve onların sonuçlarını değerlendirmek, hatalarımızı görebilmek, bizi ileri taşıyabilir.
Bu, geçmişte yaşanmış deneyim için söz konusudur. Peki, geleceği şimdiden ön görerek organize etmek bize neler kazandırır? Çok ama çok sey…İşte yaşam koçluğu, geleceğin şimdiden inşaasıdır.
Geçmişten bağımsız olarak kendimizi anlamak, geleceğe yön vermek yaşam koçluğunun çıkış noktasıdır.
Yaşam Koçluğu, kişinin kendini en iyiye taşıyacak bütün kaynaklara sahip olduğunu, hayatında ulaşmak istediği bütün cevaplara sahip olduğunu peşinen kabul eder. Bütün mesela, içimizdeki bu gücü uyandırmak ve sahip olduğu potansiyeli hayata kazandırmaktır.
KİMLER YAŞAM KOÇUNA GELİR?
Ne istediğini bilmek isteyenler
Hedefini bulmak isteyenler
Hedefi olup, başarılı bir sonuç almak isteyenler
Başarısını daha ileri taşımak isteyenler
Bir sorunu çözmek isteyenler
Karar vermek isteyenler
İçindeki dehayı, potansiyeli ortaya çıkarmak isteyenlerKişiler bir yaşam koçuna ihtiyaç duyarlar, çünkü insan doğası, kendini ileri taşımaya programlıdır.
Bir yaşam koçuna ihtiyaç duyarlar, çünkü kişiler kendilerini aşmak isterler.
Bir yaşam koçuna ihtiyaç duyarlar, çünkü seçenekleri değerlendirmek, doğru seçim yapmak ve doğru karar vermek önemlidir.
Bir yaşam koçuna ihtiyaç duyarlar, çünkü sağlıklı olmak, yapmak istediklerini yapmak, içlerinde huzur hissetmek, mutlu olmak, başarılı olmak isterler. Bütün bunların hepsi, "kendini gerçekleştirmek" için harika yollardır.
El yordamıyla başarı ve mutluluk yoluna uzanmak kimi zaman sancılı,  çoğu zaman uzun bir süreçtir. Oysa ki "Yaşam Koçluğu" bu yolu kısalttığı gibi, tatmin duygusunu arttırır.
Çünkü bir koç ile çalışmak insana hem zaman, hem para, hem başarı, hem de kendisini kazandırır.
Hızlı Okuma Teknikleri
Günümüzde kabul gören yanlış vardır. Bu hızlı okumanın anlamayı engellemesi şeklinde kabul gören bir gerçektir. Fakat yavaş okuyarak anlama oranını düşürüyoruz.

Bunu şöyle düşünelim, yavaş okuyan bir insanın okurken, aklından bir sürü düşünce geçer ve okuduğunu anlamadığı için sürekli başa dönmektedir. Oysa hızlı okuyan bir kişinin, aklına farklı düşünceler gelmez ve okuduğunu daha rahat anlar, ayrıca zamandan da tasarruf eder.

Okuma ve anlama hızınızı geliştirmek, gün boyunca okumak zorunda kaldığınız gazete, dergi, kitap, dosya, rapor, e-mail, vb. gibi materyalleri çok daha kısa bir zaman içinde okuyup bitirmenizi sağlayacak. Günde okumaya harcadığınız 1,5–2 saatlik zamanı 45–50 dakikaya indirebilir, okumaya vakit bulamadığınız sayısız kitabı okuyup bitirebilir, haftada 7–8 saat zaman kazanarak ailenize ve sosyal yaşamanıza çok daha fazla zaman ayırabilirsiniz.

Kitap okuma günlük hayatımızı kolaylaştıran ve hayattan zevk almamızı sağlayan, oldukça yararlı bir faaliyettir. Kitap okuma günlük hayatımızı kolaylaştırdığı gibi, beynimizin gelişmesine de büyük katkı sağlar. Beyin bilindiği üzere iki lob’dan meydana gelmektedir. Kitap okumayan bir insan, sadece televizyon izleyerek beyninin bir lob’unu çalıştırır, bu ise beyin gelişimine engel olmaktadır. Beyinin gelişmesi için, lobların her ikisini dengeli olarak çalıştırmamız gerekir.

EĞİTİM UYGULAMA ŞEKLİ: Teorik ve Pratik

EĞİTİMİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Eğitimin başında ve sonunda yapılan portföylerin analiz edilmesi, kişinin bu eğitimle neler kazandığının, okumasının ne kadar arttığının ve bu eğitimin bundan sonra kişiye neler kazandıracağının değerlendirilmesi.